Filipinler, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Endonezya, Kapsamlı ve İlerici Trans-Pasifik Ortaklığı (CPTPP) olarak bilinen bölgesel serbest ticaret bloğuna katılmak üzere resmi müzakerelere başlayacaklarını duyurdu. Bu adım, üç ülkenin serbest ticaret bağlarını genişletme çabalarının bir sonraki aşamasını temsil ediyor. CPTPP, Asya-Pasifik bölgesinde ticaret engellerini azaltmayı ve ekonomik entegrasyonu derinleştirmeyi amaçlayan bir anlaşma olarak öne çıkıyor.
Gelişmenin Arka Planı
CPTPP, başlangıçta ABD liderliğindeki Trans-Pasifik Ortaklığı'nın (TPP) devamı olarak 2018 yılında imzalanmıştı. ABD'nin 2017'de anlaşmadan çekilmesinin ardından, Japonya, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur, Malezya, Vietnam, Brunei, Şili, Meksika ve Peru gibi 11 ülke tarafından hayata geçirildi. Anlaşma, tarifelerin düşürülmesi, hizmet ticareti, fikri mülkiyet hakları, işçi standartları ve çevre koruma gibi geniş bir yelpazede kurallar belirliyor.
Filipinler, BAE ve Endonezya'nın katılım başvuruları, CPTPP'nin küresel çekiciliğini artırma potansiyeli taşıyor. Özellikle BAE'nin Ortadoğu'dan ilk üye olması, anlaşmanın coğrafi kapsamını genişletiyor. Filipinler ve Endonezya ise Güneydoğu Asya'da önemli ekonomiler olarak blokta daha fazla ağırlık kazanmasını sağlayacak.
Müzakerelerin başlaması, ülkelerin ticaret politikalarında liberalleşme yönünde attıkları kararlı adımı gösteriyor. Ancak, müzakerelerin tamamlanması ve imza sürecinin uzun sürebileceği belirtiliyor. Her aday ülkenin mevcut CPTPP üyeleriyle kendi ekonomik koşullarına uygun şartlar üzerinde anlaşması gerekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
CPTPP'nin genişlemesi, Asya-Pasifik ticaret mimarisinde önemli bir dönüşümün habercisi olarak değerlendiriliyor. ABD'nin yokluğunda Çin'in etkisini artırdığı bölgede, CPTPP üyeleri yüksek standartlı bir ticaret bloğu oluşturma iddiasını taşıyor. Çin de kendi liderliğindeki Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasıyla rekabet ediyor.
BAE'nin katılımı, Körfez ülkelerinin Asya-Pasifik ticaretine ilgisini yansıtıyor. Emirlikler, lojistik merkezi olarak bu tür anlaşmalardan faydalanmayı hedefliyor. Filipinler ve Endonezya ise büyüyen ihracat pazarları arayan tarım, imalat ve hizmet sektörleri için yeni fırsatlar görüyor.
CPTPP'nin genişlemesi, küresel ticarette korumacılığın arttığı bir dönemde serbest ticaretin güçlendirilmesi yönünde olumlu bir sinyal olarak algılanıyor. Ancak üye ülkeler arasındaki gelişmişlik farkları, fikri mülkiyet ve işçi hakları gibi konularda uyum sorunları yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, CPTPP'ye doğrudan taraf olmasa da, gelişme küresel ticaret dengeleri açısından önem taşıyor. Türkiye'nin ihracat pazarları arasında bulunan BAE ve Endonezya'nın CPTPP'ye üyeliği, bu ülkelerdeki ticaret politikalarını etkileyebilir. Türk şirketlerinin CPTPP üyesi ülkelerle rekabet koşulları değişebilir. Ayrıca, CPTPP'nin yüksek standartlı kuralları, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği modernizasyonu ve diğer ticaret anlaşmalarında referans oluşturabilir. Türkiye’nin kendi bölgesel ticaret stratejilerini geliştirirken bu tür oluşumları göz önünde bulundurması faydalı olacaktır.