Londra'nın en büyük havalimanı Heathrow, İran'da devam eden savaşın etkisiyle bu yıl yolcu sayısında ve kârlılığında önemli bir düşüş beklediğini açıkladı. Havalimanı yönetimi, jeopolitik gerilimlerin küresel havacılık sektörü üzerindeki baskısını vurgularken, aynı zamanda uzun süredir planlanan üçüncü pist projesinin maliyetini görüşmek üzere İngiliz sivil havacılık düzenleyicisi (CAA) ile 'yakın temas' halinde olduklarını duyurdu.
Gelişmenin Arka Planı
Heathrow yetkilileri, yayımladıkları resmi açıklamada, İran'daki çatışmaların hava sahası kısıtlamalarına ve artan güvenlik risklerine yol açtığını belirtti. Bu durum, özellikle Ortadoğu ve Asya rotalarında seferlerin iptaline ve uzun yolculuklara neden oluyor. Havalimanı, 2026 yılının ilk çeyreğinde yolcu trafiğinde bir önceki yıla göre yüzde 5-7 arasında bir düşüş yaşandığını ve bu eğilimin yılın geri kalanında da devam etmesini beklediklerini bildirdi. Kâr marjlarındaki daralmanın ise yaklaşık yüzde 10 civarında olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, üçüncü pist projesinin maliyetinin 2,5 milyar sterlinin üzerine çıkabileceği ve bu nedenle düzenleyici kurumla maliyet paylaşımı ve geçici ücret artışları konusunda görüşmeler yürütüldüğü ifade edildi.
Heathrow CEO'su John Holland-Kaye, "İran'daki savaş, küresel havacılık için benzeri görülmemiş bir belirsizlik yaratıyor. Güvenlik önlemlerimizi artırdık ve rotalarımızı yeniden düzenliyoruz, ancak bu durum maliyetleri yukarı çekiyor ve yolcu talebini olumsuz etkiliyor" dedi. Holland-Kaye, uzun vadede ise üçüncü pist yatırımının İngiltere'nin ekonomik büyümesi için kritik olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran savaşının havacılık sektörüne etkisi yalnızca Heathrow ile sınırlı değil. Dubai, İstanbul, Doha ve Abu Dabi gibi bölgesel merkezler de benzer zorluklarla karşı karşıya. Özellikle İran hava sahasının büyük bölümünün çatışma bölgesi ilan edilmesi, Asya ile Avrupa arasındaki uçuş sürelerini uzatıyor ve yakıt maliyetlerini artırıyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), savaşın küresel havayolu endüstrisine 2026 yılında toplam 12 milyar dolara mal olabileceğini tahmin ediyor. Bu durum, zaten yüksek olan bilet fiyatlarına ek zam olarak yansıyor ve tüketici talebini daha da baskılıyor.
Heathrow'un finansal beklentilerindeki bu kötüleşme, Avrupa'nın en büyük havalimanlarından birinin operasyonel sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretleri yaratıyor. Altyapı yatırımlarının ertelenmesi durumunda, havalimanının uzun vadeli rekabet gücünün zayıflayabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran savaşı, Türkiye'nin jeopolitik konumu nedeniyle havacılık ve turizm sektörlerini doğrudan etkiliyor. İstanbul Havalimanı, Asya-Avrupa bağlantısında alternatif bir merkez olarak öne çıkarken, savaşın İran rotalarını kapatması, Türk Hava Yolları'nın bazı uçuşlarını iptal etmesine neden olabilir. Öte yandan, Ortadoğu'da artan gerginlik, turizm talebini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, hem etkilenen ülkelerle ticaretini sürdürmek hem de hava sahasını güvenli kılmak için diplomatik girişimlerini hızlandırmalı. Ayrıca, küresel havacılık maliyetlerindeki artış, Türkiye'de de bilet fiyatlarına yansıyarak enflasyonist baskıları tetikleyebilir.