ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), geçtiğimiz ay meydana gelen Eaton yangınının ardından bölgede yürütülen temizlik çalışmalarının başarıyla tamamlandığını duyurdu. Ancak bağımsız test sonuçları, toprak ve su örneklerinde kurşun, arsenik ve diğer toksik kimyasalların seviyelerinin, özellikle Kaliforniya'nın katı standartlarının çok üzerinde olduğunu ortaya koydu. EPA'nın değerlendirmesinde yalnızca federal kurşun standartları dikkate alınırken, Kaliforniya'nın daha sıkı eşik değerleri göz ardı edildi. Bu durum, bölge sakinleri ve çevre örgütleri arasında büyük bir endişeye yol açtı.
Federal ve eyalet standartları arasındaki uçurum
EPA, yangının hemen ardından başlattığı temizlik çalışmalarında, toprakta izin verilen kurşun seviyesini 400 ppm (milyonda bir parça) olarak belirledi. Bu değer, federal yasalara göre güvenli kabul ediliyor. Ancak Kaliforniya Eyaleti, özellikle çocukların bulunduğu alanlarda, kurşun seviyesini 80 ppm gibi çok daha düşük bir sınırla sınırlandırmış durumda. Bağımsız çevre laboratuvarları tarafından yapılan testler, Eaton bölgesindeki birçok noktada kurşun seviyesinin 150 ila 250 ppm arasında değiştiğini, bazı noktalarda ise 300 ppm'i aştığını gösterdi. EPA ise kendi ölçümlerinde yalnızca federal standardı esas alarak bölgeyi güvenli ilan etti.
Yetkililer, temizlik çalışmalarının sadece yüzey toprağını kapsadığını, derinlerde biriken kimyasalların ise uzun vadede yeraltı sularına sızma riski taşıdığını belirtiyor. Bölge sakinleri, EPA'nın aceleyle temizlik çalışmalarını tamamladığını ve sağlık risklerini küçümsediğini iddia ediyor. Yerel bir aktivist, “Yetkililer bize her şeyin yolunda olduğunu söylüyor ama kendi yaptırdığımız testler tam tersini gösteriyor. Çocuklarımız burada oynuyor, sebze yetiştiriyoruz. Bu ihmalkarlık kabul edilemez” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: Çevre felaketi ve güven krizi
Eaton yangını, ABD'de son yıllarda yaşanan en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçti. Yangın, yüzlerce evi kül ederken, endüstriyel tesislerden kaynaklanan kimyasalların da havaya karışmasına neden oldu. EPA'nın temizlik çalışmalarını yetersiz bulması, federal ve eyalet düzeyinde çevre politikalarının çelişkisini bir kez daha gündeme getirdi. Çevre hukuku uzmanları, federal standartların eyalet standartlarına göre daha esnek olduğunu ve bunun yerel halkı korumada yetersiz kaldığını vurguluyor.
Olay, aynı zamanda ABD'de çevresel adalet tartışmalarını da alevlendirdi. Eaton bölgesi, düşük gelirli ve azınlık nüfusun yoğun yaşadığı bir bölge. Aktivistler, EPA'nın kararının bu toplulukları orantısız bir şekilde etkilediğini belirtiyor. Küresel ölçekte, bu tür olaylar iklim değişikliği kaynaklı doğal afetlerin ardından yapılan temizlik çalışmalarında standartların ne olması gerektiği konusunda uluslararası bir tartışma başlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde orman yangınlarıyla sıkça karşılaşan bir ülke. ABD'deki bu gelişme, yangın sonrası temizlik ve yeniden inşa süreçlerinde uygulanan standartların ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Türkiye'de de benzer durumlarda, çevre mevzuatının federal-eyalet çelişkisi olmaksızın tek bir merkezi otorite tarafından belirlenmesi, halk sağlığını koruma açısından avantaj sağlayabilir. Ancak, uluslararası standartlara uyum ve bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, bu tür krizlerin kalıcı hasar bırakmadan atlatılabilmesi için elzemdir. Türkiye'nin çevre politikalarını oluştururken, bu tür olaylardan ders çıkarması ve önleyici tedbirleri artırması önem taşıyor.