ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonların ikinci dalgasını başlattığını duyururken, Tahran yönetimine 'düzgün davran' çağrısı yaptı. Trump, 24 saat içinde gerçekleştirilen ikinci saldırı dalgasının, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine karşı bir caydırıcılık amacı taşıdığını belirtti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, saldırıların 'hassas ve sınırlı' olduğu, ancak İran'ın herhangi bir misillemesine karşı 'ezici bir güçle' karşılık verileceği vurgulandı. Trump, ayrıca Aralık 2024'te haksız yere alıkonulan bir ABD vatandaşının serbest bırakılması için İran'a çağrıda bulundu, ancak alıkonulan kişinin kimliğini açıklamadı.
Gelişmenin Arka Planı: Artan Gerilim
ABD ile İran arasındaki gerilim, Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten bu yana tırmanışa geçmişti. Başkan Trump, seçim kampanyasında İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını yeniden uygulayacağını vaat etmişti. Nisan 2025'te İran'ın nükleer tesislerine yönelik ilk hava saldırıları, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığı yönündeki istihbarat raporlarına dayanıyordu. İran ise saldırılara, Basra Körfezi'nde ABD savaş gemilerine karşı insansız hava araçlarıyla misilleme yaparak karşılık vermişti. Trump'ın son açıklaması, İran'ın nükleer müzakerelere yanaşmaması ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD hedeflerine saldırı düzenlemesi üzerine geldi. Beyaz Saray yetkilileri, yeni saldırı dalgasının özellikle İran Devrim Muhafızları'nın komuta merkezlerini ve insansız hava aracı üslerini hedef aldığını doğruladı.
Trump, yaptığı yazılı açıklamada, 'İran düzgün davranmazsa, daha önce hiç görmediği bir güçle karşılaşacak' ifadelerini kullandı. Başkan, ayrıca 2024 Aralık ayında alıkonulan ABD vatandaşı konusunda İran'a ültimatom verdi: 'Bu masum insanı derhal serbest bırakın, yoksa bedelini ağır ödersiniz.' Alıkonulan kişinin bir gazeteci veya akademisyen olduğu spekülasyonları yapılırken, Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili ayrıntılı bilgi paylaşmadı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani ise Trump'ın açıklamalarını 'savaş çığırtkanlığı' olarak nitelendirirken, alıkonulan ABD vatandaşıyla ilgili 'herhangi bir bilgileri olmadığını' söyledi. Kenani, 'ABD, İran'ı tehdit ederek değil, saygı ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket ederek sonuç alabilir' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Petrol Piyasası ve Güvenlik Dengesi
ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları, küresel petrol piyasalarında dalgalanmaya neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı, saldırı haberlerinin ardından yüzde 4 artarak 87 dolara yükseldi. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin gerçekleşmesi halinde fiyatların 100 doların üzerine çıkabileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri, tansiyonun düşürülmesi için arabuluculuk girişimlerinde bulunurken, Rusya ve Çin, ABD'yi 'uluslararası hukuku ihlal etmekle' suçladı. NATO ise resmi bir açıklama yapmazken, Avrupalı müttefikler ABD'yi itidale çağırdı. İsrail ise saldırıları 'meşru müdafaa' olarak değerlendirirken, İran'a yönelik ortak bir operasyon için ABD ile koordinasyon içinde olduğu bildirildi. Bölgedeki diğer bir kırılgan nokta ise Irak ve Suriye'deki ABD askeri varlığı. İran yanlısı milislerin bu ülkelerde ABD üslerine saldırı düzenlemesi olasılığı, Pentagon'u ek önlemler almaya yöneltti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerilimi, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomik riskler barındırıyor. Sınır komşusu İran'da istikrarsızlık, Türkiye'nin güneydoğusunda yeni bir mülteci akınına yol açabilir. Ayrıca İran'la enerji ve ticaret ilişkileri olan Türkiye, ABD yaptırımları nedeniyle zor durumda kalabilir. Bölgesel bir savaş, Ankara'nın Kafkasya ve Orta Doğu'daki diplomatik girişimlerini sekteye uğratabilir. Türkiye, hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran'la ilişkilerini dengelemek zorunda. Soğukkanlılık çağrısı yapması ve arabuluculuk rolü üstlenmesi beklenen Türkiye, gerginliğin ticaret ve enerji hatlarına zarar vermesini engellemeye çalışacak.