Reform UK lideri Nigel Farage, partisinin Makerfield ara seçiminde beklenenin altında kalmasının nedenini Başbakan Keir Starmer'a karşı duyulan hoşnutsuzluğun oylara tam olarak yansımaması olarak açıkladı. Farage, dün açıklanan sonuçların ardından yaptığı basın toplantısında, 'Seçmenlerin Starmer yönetiminden memnun olmadığı açık, ancak bu hoşnutsuzluk henüz Reform UK'ye yönelmiş değil' ifadelerini kullandı. Partisinin performansından 'hayal kırıklığı' duyduğunu belirten Farage, önümüzdeki yerel ve genel seçimlerde daha etkili bir kampanya yürüteceklerini söyledi.
Makerfield'de neler oldu?
İngiltere'nin kuzeybatısındaki Makerfield bölgesinde 3 Ekim'de yapılan ara seçimde, İşçi Partisi adayı Josh Simons oyların yüzde 48,1'ini alarak birinci oldu. Muhafazakar Parti adayı ise yüzde 26,8 oyla ikinci sırada yer alırken, Reform UK adayı yalnızca yüzde 12,3 oy aldı. Bu sonuç, Reform UK'nin 2023 genel seçimlerinde aynı bölgede aldığı yüzde 10,7'lik oy oranına kıyasla sınırlı bir artışa işaret ediyor. Farage, partisinin göç ve kamu harcamaları konusundaki sert söyleminin işçi sınıfı seçmenlerinde karşılık bulmasına rağmen, sandığa yansımadığını itiraf etti.
Reform UK'nin geleceği
Farage, partisinin Britanya siyasetinde kalıcı bir güç haline gelmesi için zamana ihtiyacı olduğunu vurgularken, 'İnsanların bize güvenmesi için önce İşçi Partisi'nin vaatlerini yerine getirmediğini görmeleri gerekiyor' dedi. Siyaset bilimciler ise Reform UK'nin, Muhafazakar Parti'nin sağ kanadından oy çalmakta zorlandığını, ayrıca Brexit sonrası AB ile ilişkilerdeki belirsizliklerin partiye yarardan çok zarar verdiğini belirtiyor. Öte yandan, Başbakan Starmer'ın popülaritesindeki düşüş eğiliminin devam etmesi halinde Reform UK'nin önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimlerde daha fazla oy alabileceği tahmin ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Britanya'daki bu gelişmeler, Türkiye'nin Avrupa'daki müttefikleriyle ilişkileri bağlamında dolaylı da olsa önem taşıyor. Reform UK'nin yükselişi, İngiltere'de AB ve göç karşıtı söylemlerin güçlenmesine işaret ediyor. Bu durum, Türkiye'nin AB üyelik sürecini olumsuz etkileyebilecek bir Avrupa genelinde yükselen popülizm dalgasının parçası olarak görülüyor. Ayrıca, İngiltere'deki siyasi istikrarsızlığın, iki ülke arasındaki ticaret ve savunma işbirliğine yansıma riski bulunuyor. Ancak mevcut hükümetin Türkiye ile ilişkilere olumlu yaklaştığı unutulmamalıdır.