Anne ve bebek ölümleriyle mücadelede ön saflarda yer alan ebe ve sağlık uzmanlarından oluşan bir heyet, Portekiz'de düzenlenmesi planlanan uluslararası bir zirveye vize alamadı. Afrika ve Asya ülkelerinden gelen ve doğumda ölüm oranlarının en yüksek olduğu bölgelerde çalışan bu uzmanların vize başvuruları, ev sahibi ülke tarafından reddedildi. Durum, hem insani yardım kuruluşları hem de küresel sağlık otoriteleri tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor.
Zirvenin amacı ve vizelerin reddedilmesi
Portekiz'in başkenti Lizbon'da düzenlenen ve doğum öncesi, sırası ve sonrasında anne ile bebek ölümlerini önlemeye yönelik stratejilerin ele alındığı konferansa, aralarında Nijerya, Somali, Afganistan ve Bangladeş gibi ülkelerden gelen 50'den fazla sağlık uzmanının vize başvurusu reddedildi. Bu ülkeler, dünya genelinde anne ölümlerinin en yoğun yaşandığı yerler arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her gün yaklaşık 800 kadın, hamilelik veya doğum sırasında önlenebilir nedenlerle hayatını kaybediyor ve bu ölümlerin büyük bir kısmı düşük gelirli ülkelerde meydana geliyor.
Konferansın organizatörlerinden Uluslararası Ebeler Konfederasyonu (ICM), vize retlerinin 'küresel sağlık eşitsizliğinin bir yansıması' olduğunu belirtti. ICM Başkanı Dr. Sally Pairman, yaptığı açıklamada, 'Bu uzmanlar, kendi ülkelerinde hayat kurtarmak için canla başla çalışıyor. Ancak uluslararası toplulukla deneyimlerini paylaşmak üzere bir araya gelmeleri engelleniyor. Bu, sadece onların değil, temsil ettikleri milyonlarca kadının ve bebeğin de sesinin kısılması anlamına geliyor' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Vize engeli, sadece bireysel uzmanları değil, aynı zamanda küresel sağlık politikalarının şekillenmesini de etkiliyor. Zirvede ele alınması planlanan konular arasında ebelik eğitimi, acil doğum bakımı ve doğum sonrası kanama gibi sorunlar yer alıyordu. Özellikle Sahra Altı Afrika ve Güney Asya'da, ebe ve sağlık çalışanı eksikliği, anne ve bebek ölümlerinin temel nedenleri arasında gösteriliyor. Bölgede her 100 bin canlı doğumda 500'ün üzerinde anne ölümü yaşanırken, bu oran gelişmiş ülkelerde 10'un altına düşüyor.
Uzmanlar, vize engelinin bir başka boyutunun da Batılı ülkelerin 'kapalı kapı' politikaları olduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) yetkilileri, kriz bölgelerinden gelen sağlık çalışanlarının uluslararası toplantılara katılımının kısıtlanmasının, küresel sağlık hedeflerine ulaşmayı daha da zorlaştırdığını ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika ve Asya'da sağlık alanında önemli insani yardım projeleri yürütüyor. Özellikle Sağlık Bakanlığı ve TİKA aracılığıyla ebe ve hemşire eğitimi programları düzenleniyor. Bu gelişme, Türkiye'nin kendi sağlık diplomasisi modelinde, uzmanların uluslararası toplantılara katılımının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin, vize engelleri nedeniyle mağdur olan ülkelerle iş birliğini artırması ve bu tür krizlerde arabulucu rolü oynaması mümkün. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek alternatif sağlık zirveleri, ülkenin bölgesel etkisini pekiştirebilir.