Tokyo'nun banliyölerinden birinde, ev kadını Maki Watanabe, derin yağda kızarttığı patlıcanlardan arta kalan kızartma yağını dikkatlice plastik bir şişeye dolduruyor. Onun bu basit hareketi, Japonya'nın çevre dostu jet yakıtı üretimini artırma hedefine yönelik ulusal bir seferberliğin parçası. Watanabe, "Bir uçağın uçması için çok büyük miktarlarda yağ gerekli. Ama herkes küçük katkılarla bir şeyleri değiştirebilir," diyor. Japonya, 2030 yılına kadar havacılık yakıtının yüzde 10'unu biyoyakıtlardan karşılamayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı: Kullanılmış yağdan jet yakıtına
Japonya'da her yıl yaklaşık 400 bin ton kullanılmış yemeklik yağ toplanıyor. Bunun büyük kısmı sabun veya hayvan yemi olarak değerlendiriliyor. Ancak artan çevresel kaygılar ve karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, bu yağın sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretiminde kullanılmasına yönelik girişimleri hızlandırdı. Japon hükümeti, 2022'de SAF için ulusal bir strateji belirleyerek, yerli üretimi teşvik etmek için fon ve düzenleyici destek sağladı. Şirketler, kullanılmış yağdan SAF üreten tesisler kuruyor. Japan Airlines ve All Nippon Airways gibi büyük havayolları da bu yakıtı kullanmaya başladı.
Bölgesel veya küresel boyut: Asya'da biyoyakıt yarışı
Japonya'nın bu girişimi, Asya-Pasifik bölgesinde biyoyakıt alanında artan rekabeti yansıtıyor. Singapur, Hong Kong ve Güney Kore de benzer projeler geliştiriyor. Küresel ölçekte, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), 2050 yılına kadar havacılık kaynaklı karbon emisyonlarını net sıfıra indirmeyi hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için SAF'ın kritik bir rol oynaması bekleniyor. Japonya, ithal petrole bağımlılığı azaltmak ve enerji güvenliğini artırmak için de bu dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın kullanılmış yemeklik yağdan jet yakıtı üretme çabası, Türkiye için de ilham verici bir model olabilir. Türkiye, yoğun havacılık trafiği ve artan enerji ithalatıyla, hem çevresel hem de ekonomik açıdan benzer bir dönüşümden fayda sağlayabilir. Türkiye'de her yıl yaklaşık 1,5 milyon ton bitkisel yağ tüketiliyor ve bunun önemli bir kısmı atık olarak bertaraf ediliyor. Bu atığın SAF üretiminde kullanılması, hem karbon emisyonlarını azaltabilir hem de cari açığa katkıda bulunabilir. Ayrıca, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, havacılık sektöründe biyoyakıt kullanımını teşvik eden politikalar geliştirmesi, uluslararası rekabet gücünü artırabilir.