Etiyopya'da yedi farklı isyancı grubun bir araya gelerek oluşturduğu yeni ittifak, Başbakan Abiy Ahmed yönetimine karşı ortak bir cephe oluşturma iddiasıyla kuruldu. Ülkenin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren ve farklı taleplere sahip olan gruplar, artan gerilim ortamında birleşme kararı aldı. İttifakın ne kadar etkili olacağı ve Abiy Ahmed hükümetini devirmek için yeterli güce sahip olup olmadığı belirsizliğini koruyor.
İttifakın Bileşenleri ve Ortak Hedefleri
Yeni oluşan ittifak, Etiyopya'nın çeşitli bölgelerinden gelen silahlı hareketleri bir araya getiriyor. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF), Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA), Afar Kurtuluş Cephesi, Somali Bölgesi'ndeki direniş grupları, Benishangul-Gumuz'daki isyancılar, Gambella Halk Kurtuluş Hareketi ve Batı Somali Kurtuluş Cephesi gibi grupların ittifakta yer aldığı belirtiliyor. Bu grupların ortak noktası, Abiy Ahmed liderliğindeki refah partisi yönetimine duydukları muhalefet. Ancak her bir grubun kendi yerel talepleri, tarihsel düşmanlıkları ve farklı ideolojik arka planları bulunuyor.
İttifakın kuruluş bildirgesinde, merkezi hükümetin baskıcı politikalarına son verilmesi, etnik grupların kendi kaderini tayin hakkının tanınması ve demokratik bir geçiş sürecinin başlatılması gibi hedefler sıralanıyor. Ancak bu hedeflerin nasıl hayata geçirileceği konusunda gruplar arasında görüş ayrılıkları olduğu biliniyor. Özellikle Tigray ve Oromo grupları arasında geçmişte yaşanan çatışmalar, ittifakın iç uyumunu zorlaştırabilir.
İttifakın askeri kapasitesi de tartışmalı. Tigray Savunma Kuvvetleri, 2020-2022 yılları arasında merkezi hükümete karşı önemli başarılar elde etmiş olsa da, diğer grupların askeri gücü sınırlı. OLA, Oromia bölgesinde gerilla savaşı yürütüyor ancak büyük ölçekli operasyonlar düzenleme kabiliyeti konusunda belirsizlikler var. Diğer gruplar ise daha çok yerel düzeyde etkili.
Abiy Ahmed Yönetimi ve Artan Gerilim
Başbakan Abiy Ahmed, 2018'de iktidara geldiğinde geniş bir reform vaadiyle ülkeyi birleştirme sözü vermişti. Ancak Tigray Savaşı (2020-2022) ve ardından gelen istikrarsızlık, ülkeyi derin bir krize sürükledi. 2022'de imzalanan Pretoria Anlaşması ile Tigray ile merkezi hükümet arasındaki çatışmalar sona ermiş görünüyordu; ancak anlaşmanın uygulanmasında sorunlar yaşandı ve Tigray Savunma Kuvvetleri'nin silahsızlandırılması süreci tamamlanamadı.
Öte yandan Oromia bölgesinde OLA ile çatışmalar devam ediyor. Hükümet, OLA'yı terör örgütü olarak tanımlıyor ve barış görüşmeleri için ön koşul olarak silah bırakmasını istiyor. OLA ise müzakere çağrılarını reddediyor. Amhara bölgesinde ise Fano milisleri ile ordu arasındaki çatışmalar 2023'ten bu yana şiddetlenmiş durumda. Bu durum, Abiy yönetiminin ülke genelinde kontrolü sağlamakta zorlandığını gösteriyor.
İsyancı ittifakı, işte bu kaotik ortamda doğdu. Gruplar, ortak düşmana karşı birleşmenin kendilerine avantaj sağlayacağını düşünüyor. Ancak ittifakın gerçek anlamda koordineli bir askeri ve siyasi strateji geliştirip geliştiremeyeceği belirsiz. Uzmanlar, geçmişte benzer ittifak girişimlerinin iç anlaşmazlıklar nedeniyle dağıldığına dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Uluslararası Boyut
Etiyopya'daki istikrarsızlık, Afrika Boynuzu'nu yakından ilgilendiriyor. Ülke, Afrika Birliği'nin merkezi olan Addis Ababa'ya ev sahipliği yapıyor ve bölgesel güvenlik mimarisinde kilit rol oynuyor. İsyancı ittifakının güç kazanması, komşu ülkeleri de etkileyebilir. Eritre, Tigray savaşında Etiyopya ordusunu desteklemişti; şimdi Tigray gruplarının ittifakta yer alması Eritre için tehdit oluşturabilir. Sudan ve Güney Sudan'daki istikrarsızlıkla birleştiğinde, bölgesel bir yangın riski ortaya çıkıyor.
Uluslararası aktörler ise gelişmeleri yakından izliyor. ABD ve Avrupa Birliği, Etiyopya'da barış ve istikrarın sağlanması için çağrılar yapıyor ancak etkili bir baskı mekanizması kuramıyor. Çin, Rusya ve Körfez ülkeleri ise Abiy yönetimiyle ilişkilerini sürdürüyor. Bu durum, uluslararası toplumun Etiyopya krizi karşısında bölünmüş olduğunu gösteriyor.
İsyancı ittifakı, uluslararası meşruiyet arayışında da zorluklarla karşılaşabilir. Grupların bazıları geçmişte insan hakları ihlalleriyle suçlanmış durumda. Özellikle Tigray güçleri, savaş sırasında ciddi ihlallerle suçlanıyor. Bu durum, ittifakın uluslararası destek bulmasını zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'daki gelişmeler, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikası açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Etiyopya ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendirmiş, TİKA ve özel sektör yatırımlarıyla bölgede etkinlik kurmuştu. İsyancı ittifakının güçlenmesi ve olası bir iç savaş, Türk yatırımlarını ve bölgedeki istikrarı tehdit edebilir. Ayrıca Türkiye'nin Somali ve Sudan gibi ülkelerle olan ilişkileri de Etiyopya'daki gelişmelerden etkilenebilir. Ankara'nın, taraflar arasında denge gözeterek barışçıl bir çözüm için diplomatik çaba harcaması bekleniyor.