Etiyopya, kuzeyde federal güçlere karşı savaşan silahlı gruplara Sudan ve Eritre'nin destek verdiğini öne sürdü. Addis Ababa yönetimi, Hartum'un reddettiği suçlamayı yinelerken, yeniden alevlenen çatışmalar ülkeyi tam ölçekli bir savaşa sürükleme endişesini artırdı.
Çatışmaların Arka Planı ve Suçlamalar
Etiyopya hükümeti, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal güçler arasında 2020'de başlayan ve 2022'de Pretoria Anlaşması ile sona eren iç savaşın ardından, bölgede yeniden tırmanan çatışmaların sorumlusu olarak dış aktörleri işaret ediyor. Addis Ababa, Sudan ve Eritre'yi Tigray güçlerine silah ve lojistik destek sağlamakla suçladı. Sudan hükümeti ise suçlamayı derhal reddederek, Etiyopya'nın iç meselelerini dışarıya yansıttığını savundu.
Eritre, 2020-2022 çatışmalarında Etiyopya federal güçlerinin yanında yer almış, ancak savaş sonrası ilişkilerde gerginlik yaşanmıştı. Eritre'nin şimdi Tigray güçlerini desteklediği iddiası, bölgesel ittifakların ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Sudan ile Etiyopya arasında ise Fashaga sınır bölgesi ve Nil Nehri üzerindeki Rönesans Barajı (GERD) kaynaklı anlaşmazlıklar uzun süredir devam ediyor.
Kasım 2020'de başlayan Tigray savaşı, yüz binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtı. Pretoria Anlaşması ile silahlar sussa da, Tigray'ın batı ve güney bölgelerinde toprak anlaşmazlıkları ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü gibi sorunlar çözülemedi. Son haftalarda Tigray güçleri ile Amhara milisleri arasında yaşanan çatışmalar, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nun jeopolitik dengelerinde kritik bir konumda. Kızıldeniz'e yakınlığı, Nil Nehri üzerindeki su kaynakları ve büyük nüfusu ile bölgesel bir güç. Sudan ve Eritre ile yaşanan gerilim, Kızıldeniz'deki güvenlik dinamiklerini de etkiliyor. ABD, Çin, Rusya ve Körfez ülkeleri bölgede nüfuz mücadelesi veriyor. Etiyopya'nın istikrarsızlığı, Kızıldeniz ticaret yolları ve bölgesel güvenlik için risk oluşturuyor.
Sudan, iç savaşın harap ettiği bir ülke olarak Etiyopya ile askeri bir çatışmaya girmek istemezken, Eritre'nin Tigray ile ilişkileri belirsizliğini koruyor. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yapıyor. BM ve Afrika Birliği, çatışmaların yeniden başlamasını önlemek için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Ancak bölgesel aktörlerin karşılıklı suçlamaları, barış çabalarını zorlaştırıyor.
Etiyopya'nın istikrarı, Afrika Boynuzu'nun tamamı için hayati önem taşıyor. Çatışmaların yayılması, zaten kırılgan olan bölgede insani krizi derinleştirebilir ve mülteci akınlarını tetikleyebilir. Bu durum, komşu ülkeler ve küresel güçler için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda ekonomik ve askeri ilişkilerini güçlendirdi. Türk şirketleri ülkede altyapı ve enerji yatırımları yapıyor; ayrıca savunma sanayii iş birlikleri mevcut. Etiyopya'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki ekonomik çıkarlarını ve bölgesel nüfuzunu riske atabilir. Sudan ve Eritre ile de ilişkileri olan Türkiye, taraflar arasında denge gözetmek durumunda. Çatışmaların tırmanması, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ve barış girişimlerini zorlaştırabilir. Ayrıca Kızıldeniz'deki güvenlik, Türkiye'nin deniz ticaret yolları için de önem taşıyor. Ankara'nın, bölgesel istikrarı sağlamak için diplomatik çabalarını artırması bekleniyor.