Yeni bir kitap iddiasına göre, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi özel gereksinimli çocuk olarak nitelendirdi. Söz konusu ifadeler, Zelenski’nin Şubat 2025’te ABD Başkanı Donald Trump ile Oval Ofis’te yaptığı gergin görüşmeden hemen önce, Bessent’in özel bir konuşmasında sarf ettiği belirtiliyor. Kitap, Beyaz Saray içindeki diplomatik krizin perde arkasını gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı
İddialara göre Bessent, Ukrayna liderini tanımlamak için bu aşağılayıcı ifadeyi kullanırken, Zelenski’nin Washington’daki tutumunu eleştiriyordu. Kitapta, Hazine Bakanı’nın Ukrayna’ya yapılan mali yardımların denetimindeki endişelerini de dile getirdiği ifade ediliyor. Zelenski’nin Oval Ofis ziyareti, iki ülke arasındaki gerginliğin zirvesi olarak tarihe geçmişti. Görüşmede Trump’ın, Zelenski’ye yönelik sert sözleri manşetlere taşınmıştı. Yeni kitap, bu olayın hemen öncesinde Bessent’in özel bir sohbette sarf ettiği sözleri gün yüzüne çıkarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu iddianın ortaya çıkması, ABD-Ukrayna ilişkilerinde yeni bir gerginlik dalgası yaratabilir. Ukrayna, Rusya’ya karşı savaşında Batı’nın mali ve askeri desteğine hayati derecede bağımlı durumda. Böylesine aşağılayıcı bir ifadenin ABD yönetiminin üst düzey bir üyesi tarafından kullanıldığı iddiası, Kiev’de güven bunalımı doğurabilir. Öte yandan Avrupa Birliği ve NATO müttefikleri, ABD’nin Ukrayna’ya yönelik tutumunun giderek sertleşmesinden endişe duyuyor. Geçtiğimiz aylarda Ukrayna’ya yapılan yardımların kesilmesi tartışmaları, bu iddiayla birlikte yeniden alevlenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Ukrayna ilişkilerindeki bu tür gerilimler, Karadeniz bölgesindeki dengeleri doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında arabulucu rolü oynarken, ABD’nin Ukrayna’ya desteğinin azalması Ankara’nın elini güçlendirebilir. Ancak Ukrayna’nın zayıflaması, Rusya’nın Karadeniz’deki askeri varlığını pekiştirmesine neden olabilir. Bu durum, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin korunması ve Türkiye’nin Karadeniz politikası açısından risk oluşturabilir. Ankara, bu gelişmeyi hem diplomatik hem de güvenlik boyutlarıyla yakından takip etmektedir.