İngiltere'de 2016 yılında aşırı sağcı bir saldırgan tarafından öldürülen İşçi Partisi milletvekili Jo Cox'ın kızı Katie Amess, babasının ölümünden beş yıl sonra siyasetçilerin hâlâ risk altında olduğunu belirterek, siyasi cinayetlere karşı alınan önlemlerin yetersiz olduğunu vurguladı. Amess, yaptığı açıklamada, "Babamın ölümünün ardından siyasetçileri korumak için bir şeyler değişti mi diye soruyorum. Ne yazık ki cevap hayır. Siyasetçiler hâlâ hedef alınabiliyor ve bu durum kabul edilemez" dedi.
Gelişmenin arka planı
Jo Cox, 16 Haziran 2016'da Batı Yorkshire'daki Birstall'da düzenlenen bir açık hava toplantısı sırasında aşırı sağcı Thomas Mair tarafından vurularak ve bıçaklanarak öldürüldü. Mair, "Britain First" ve "Özgürlük" gibi sloganlar atarak saldırıyı gerçekleştirdi ve daha sonra müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Cox, İngiltere'de görevdeyken öldürülen ilk kadın milletvekili oldu. Olayın ardından Birleşik Krallık'ta milletvekillerine yönelik tehditler ve saldırılar artarak devam etti. 2021 yılında Muhafazakâr Parti milletvekili Sir David Amess, Essex'teki bir seçmen toplantısında bıçaklanarak öldürüldü. Her iki cinayet de siyasi şiddetin boyutunu gözler önüne serdi.
Katie Amess, babasının ölümünden sonra siyasetçilere yönelik koruma önlemlerinin artırılması çağrısında bulundu. Ancak aradan geçen beş yılda somut adımların atılmadığını savunuyor. Amess, "Politikacılar sürekli tehdit altında. Sosyal medyada nefret söylemi ve fiziksel saldırılar her geçen gün artıyor. Bu konuda acil eylem planına ihtiyaç var" ifadelerini kullandı. İngiltere İçişleri Bakanlığı verilerine göre, son beş yılda milletvekillerine yönelik tehdit içeren mesajlarda yüzde 70 artış yaşandı. Polis, birçok vakada koruma sağlamakta zorlanıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Siyasi şiddet yalnızca Birleşik Krallık'ın sorunu değil. Son yıllarda Avrupa'nın birçok ülkesinde ve Amerika Birleşik Devletleri'nde seçilmiş yetkililere yönelik saldırılar arttı. 2021'de ABD Kongre binasına düzenlenen baskın, siyasi kutuplaşmanın ne denli tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini gösterdi. Almanya'da 2019'da yerel bir politikacı olan Walter Lübcke suikaste kurban gitti. Fransa'da ise 2020'de bir öğretmenin başının kesilmesi olayı, aşırılık yanlısı saldırıların toplumun her kesimini hedef alabileceğini ortaya koydu.
Uzmanlar, siyasi şiddetin önlenmesi için sadece fiziksel güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığını, aynı zamanda sosyal medya platformlarının nefret söylemini engellemesi ve toplumsal uzlaşı kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. İngiltere'de milletvekilleri için düzenlenen güvenlik eğitimleri ve polis koruması artsa da, özellikle seçmen görüşmeleri gibi halkla doğrudan temas gerektiren etkinliklerde risk devam ediyor. Katie Amess, "Babamı kaybetmenin acısını her gün yaşıyorum. Başka ailelerin aynı acıyı yaşamaması için yetkililer sorumluluk almalı" diyerek sözlerini tamamladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de siyasetçilere yönelik saldırılar ve artan güvenlik endişeleri, Türkiye'de de yakından takip edilen bir konu. Türkiye'de siyasi partiler ve milletvekilleri zaman zaman benzer tehditlerle karşı karşıya kalabiliyor. Bu haber, demokratik ülkelerde siyasi şiddetin önlenmesi için alınan önlemlerin yetersizliğini gösterirken, Türkiye'nin de siyasetçi güvenliği konusunda daha kapsamlı politikalar geliştirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Batı'da yükselen aşırı sağ ve nefret söylemi, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde istikrar ve güvenlik iş birliğini daha da önemli kılıyor.