Etiyopya ve Eritre, perşembe günü karşılıklı olarak birbirlerini iç çatışmaları körüklemekle suçlayarak diplomatik ilişkilerini kesti. Kuzey Etiyopya'da devam eden çatışmalar, iki komşu ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerilimi kritik bir noktaya taşıdı. Geçen hafta Etiyopya güçleri ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında çıkan şiddetli çatışmaların ardından ilişkiler kopma noktasına geldi.
Gerilimin Arka Planı ve Son Gelişmeler
Etiyopya ve Eritre arasındaki ilişkiler, 1998-2000 yılları arasında yaşanan ve yaklaşık 80 bin kişinin ölümüne yol açan sınır savaşından bu yana gergin. 2018 yılında Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ile barış anlaşması imzalaması ve 2019'da Nobel Barış Ödülü'nü alması, ilişkilerde kısa süreli bir yumuşama sağlamıştı. Ancak Tigray bölgesindeki çatışmaların 2020'de patlak vermesiyle bu süreç tersine döndü. Eritre, Tigray kuvvetlerine karşı Etiyopya ordusunu desteklemekle suçlandı; Tigray yönetimi ise Eritre'yi kendi topraklarına saldırmakla itham etti.
Son olarak, Etiyopya hükümeti, Eritre'nin Tigray'daki isyancı gruplara destek verdiğini öne sürerek Eritre büyükelçisini sınır dışı etti. Eritre ise Etiyopya'yı kendi iç işlerine müdahale etmekle suçlayarak karşılık verdi ve tüm diplomatik kanalları kapattığını duyurdu. Bu karşılıklı suçlamalar, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştirdi. Bölgedeki insani durum da her geçen gün kötüleşiyor; binlerce sivil yerinden edildi, yardım kuruluşları artan ihtiyaçlara cevap vermekte zorlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afrika Boynuzu, jeopolitik açıdan stratejik bir konumda. Kızıldeniz'e kıyısı olan Eritre ve denize kıyısı olmayan Etiyopya, bölgesel güç dengesi açısından kritik öneme sahip. Eritre'nin diplomatik ilişkileri kesmesi, Kızıldeniz'deki güvenlik dinamiklerini de etkileyebilir. Ayrıca, Etiyopya'nın iç istikrarsızlığı, komşu ülkeler Sudan, Güney Sudan, Somali ve Cibuti'ye de sıçrayabilir. Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, uluslararası toplum endişeyle gelişmeleri izliyor.
Etiyopya, Afrika'nın en kalabalık ikinci ülkesi ve bölgesel bir güç. İstikrarsızlık, sadece bölgeyi değil, küresel güçlerin de müdahil olduğu bir alanı etkiliyor. ABD, Çin, Rusya ve Avrupa Birliği, bölgede nüfuz sahibi olmak için çeşitli aktörleri destekliyor. Eritre'nin izolasyonu ve Etiyopya'nın iç savaşı, Kızıldeniz'deki ticaret yollarının güvenliğini tehdit ediyor. Ayrıca, insani kriz derinleşerek mülteci akınlarını artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya ve Eritre arasındaki diplomatik kopuş, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikaları açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Etiyopya ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini güçlendirdi; özellikle altyapı yatırımları ve ticaret hacmi artmış durumda. Bölgedeki istikrarsızlık, Türk firmalarının yatırımlarını riske atabilir. Ayrıca, Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, Türkiye'nin deniz ticaret yollarını ve enerji güvenliğini etkileyebilir. Türkiye'nin bölgede arabuluculuk yapma potansiyeli bulunuyor; ancak taraflar arasındaki derin güvensizlik, diplomatik çabaları zorlaştırıyor. Uzun vadede, Türkiye'nin Afrika'daki dengeli politikası, bu tür krizlerde istikrar arayışını sürdürmesini gerektiriyor.