Etiyopya Devlet Başkanı Taye Atske-Selassie Amde, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ülkesinin "sorumsuz dış aktörlere" rağmen "muazzam bir itidal" gösterdiğini ve komşularıyla ilişkilerinde kayda değer ilerleme sağladığını belirtti. 23 Eylül Çarşamba günü New York'ta düzenlenen Genel Kurul oturumunda konuşan Amde, Etiyopya'nın karşılaştığı zorluklara ve bölgesel dinamiklere dikkat çekti.
Konuşmanın Arka Planı
Etiyopya Devlet Başkanı'nın BM kürsüsünden yaptığı açıklamalar, ülkenin son yıllarda karşı karşıya kaldığı çok katmanlı krizlerin ardından geldi. 2020-2022 yılları arasında Tigray bölgesinde yaşanan çatışma, yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine neden olmuştu. Kasım 2022'de imzalanan Pretoria Anlaşması ile çatışmalar sona ermiş olsa da, ülke içinde istikrar tam olarak sağlanabilmiş değil. Amhara ve Oromia bölgelerinde devam eden düşük yoğunluklu çatışmalar ve insani krizler, Etiyopya'nın gündemini meşgul ediyor.
Devlet Başkanı Amde'nin konuşmasında öne çıkan "sorumsuz dış aktörler" ifadesi, Etiyopya'nın özellikle Mısır ve Sudan ile yaşadığı Nil Nehri suları paylaşımı sorununa ve bazı Batılı ülkelerin Tigray savaşı sırasındaki tutumuna işaret ediyor. Etiyopya, 2011'de başlattığı Büyük Rönesans Barajı (GERD) projesiyle Nil sularından daha fazla yararlanmayı hedeflerken, Mısır ve Sudan bu projeyi su güvenliklerine tehdit olarak görüyor. Müzakereler yıllardır sonuçsuz kalmış durumda.
Öte yandan Etiyopya, Kızıldeniz'e erişim konusunda da komşularıyla gerilim yaşıyor. 1993'te Eritre'nin bağımsızlığının ardından denize kıyısı olmayan Etiyopya, liman erişimi için Eritre ve Cibuti ile anlaşmalar yapmaya çalışıyor. Ancak bu süreçte zaman zaman tansiyon yükseliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nda yaklaşık 120 milyonluk nüfusuyla bölgenin en kalabalık ülkesi ve Afrika Birliği'nin merkezi Addis Ababa'da bulunuyor. Ülkenin istikrarı, bölgesel güvenlik açısından kritik önem taşıyor. Son yıllarda Etiyopya, BRICS grubuna katılarak ve Çin, Rusya gibi ülkelerle ilişkilerini güçlendirerek Batı'dan uzaklaşma eğilimi gösterdi. Bu durum, ABD ve Avrupa'nın bölgedeki etkisini azaltırken, küresel güçler arasındaki rekabeti derinleştiriyor.
BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Amde, komşularıyla işbirliğinden ve bölgesel entegrasyon çabalarından söz etti. Afrika Boynuzu'nda barış ve güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi, sadece Etiyopya için değil, Somali, Sudan, Güney Sudan, Eritre ve Cibuti gibi ülkeler için de hayati önemde. Bölgede devam eden Sudan iç savaşı, Somali'deki istikrarsızlık ve Kızıldeniz'deki jeopolitik gerilimler, Etiyopya'nın dış politikasını şekillendiren başlıca faktörler arasında.
Etiyopya'nın BM Genel Kurulu'ndaki mesajları, aynı zamanda Afrika'nın uluslararası sistemde daha fazla temsil edilmesi çağrılarıyla da örtüşüyor. Afrika ülkeleri, BM Güvenlik Konseyi'nde daimi üyelik ve reform taleplerini yıllardır dile getiriyor. Etiyopya da bu talebin önemli savunucularından biri.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'nın dış müdahalelere karşı itidal vurgusu, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki artan etkinliği açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, son yıllarda Etiyopya ile ekonomik ve askeri ilişkilerini geliştirdi; Türk şirketleri ülkede altyapı ve enerji projelerinde yer alıyor. Ancak Mısır ile yaşanan Nil Nehri gerilimi, Türkiye'nin bölgedeki denge politikasını zorlaştırıyor. Türkiye, hem Etiyopya hem de Mısır ile iyi ilişkiler sürdürmeye çalışırken, Kızıldeniz'deki güvenlik dinamikleri ve Sudan'daki istikrarsızlık Ankara'nın bölgesel çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Etiyopya'nın istikrarı, Türkiye'nin Afrika açılımı ve ticaret yolları güvenliği için kritik.