Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, ülkedeki planlanan anayasa reformundan kazançlı çıkabilir. Yeni bir başkanlık sistemi siyasi gücü yeniden şekillendirecek ve ona görevde daha güçlü bir yetki verebilir. Reform süreci, ülkenin siyasi yapısını kökten değiştirme potansiyeli taşıyor.
Reformun Arka Planı
Etiyopya, uzun yıllardır etnik federalizm temelinde yapılandırılmış bir siyasi sisteme sahip. 1995 Anayasası, dokuz etnik bölgeye geniş özerklik tanırken, merkezi hükümeti parlamenter sistemle yönetiyordu. Ancak 2018'de iktidara gelen Abiy Ahmed, merkezi otoriteyi güçlendirme ve etnik ayrılıkçılığı bastırma yönünde adımlar attı. 2019'da farklı etnik partileri birleştirerek Refah Partisi'ni (Prosperity Party) kurdu. 2020'de Tigray bölgesinde başlayan iç savaş, ülkeyi derinden sarstı ve merkezi yönetimin zayıflığını ortaya koydu. 2022'de Pretoria Anlaşması ile Tigray çatışması sona erdirildi, ancak ülke genelinde istikrarsızlık devam ediyor. Şimdi ise anayasa reformu ile başkanlık sistemine geçiş tartışılıyor. Bu değişiklik, Abiy'in yürütme üzerindeki kontrolünü artıracak ve onu doğrudan halk tarafından seçilen bir lider konumuna getirebilir. Muhalefet, reformun otoriterleşmeye yol açacağı endişesini taşıyor. Uluslararası gözlemciler, sürecin şeffaf yürütülmediğini ve muhalif seslerin baskılandığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konumda. Nil Nehri üzerindeki Büyük Rönesans Barajı (GERD) projesi, Mısır ve Sudan ile gerilime neden oluyor. Abiy yönetimi, baraj konusunda taviz vermeyen bir tutum sergiliyor. Başkanlık sistemi, Abiy'e baraj müzakerelerinde daha güçlü bir pazarlık kozu verebilir. Ayrıca, Etiyopya son yıllarda Çin, Rusya ve Körfez ülkeleriyle yakınlaşırken, Batı ile ilişkileri inişli çıkışlı. ABD, Tigray savaşı sırasında insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırım uygulamıştı. Reform, Batı'nın Etiyopya'ya yönelik demokrasi ve iyi yönetişim beklentilerini daha da zora sokabilir. Öte yandan, başkanlık sistemi ülke içinde etnik gruplar arası gerilimi artırabilir; Oromo ve Amhara gibi büyük etnik grupların temsil sorunları derinleşebilir. Bölgesel istikrar açısından, Etiyopya'nın iç siyasi dönüşümü, komşu ülkeler Somali, Eritre ve Sudan'ı da etkileyecek. Eritre ile 2018'de imzalanan barış anlaşması Abiy'in en büyük diplomatik başarısıydı; ancak bu ilişki de kırılgan.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendirdi. Türk müteahhitlik firmaları ülkede altyapı projeleri yürütüyor; TİKA aracılığıyla kalkınma yardımları yapılıyor. Abiy Ahmed, 2021'de Türkiye'yi ziyaret etmiş ve savunma sanayii anlaşmaları imzalanmıştı. Başkanlık sistemine geçiş, Abiy'in konumunu sağlamlaştırırsa, Türkiye ile mevcut işbirliği devam edebilir. Ancak ülkedeki istikrarsızlık ve olası iç çatışmalar, Türk yatırımlarını riske atabilir. Ayrıca Etiyopya'nın Nil havzası politikaları, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki dengeleri gözetmesini gerektiriyor. Türkiye, hem Etiyopya hem de Mısır ile iyi ilişkiler sürdürmeye çalışıyor; reform süreci bu dengeyi zorlaştırabilir.