Eski ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Pazar günü yaptığı açıklamada Başkan Donald Trump’ın danışmanlarından “her zaman iyi tavsiyeler almadığı” görüşünü dile getirdi. NBC News muhabiri Garrett Haake’in “Başkana anayasaya sadakatle bağlı kişilerin mi tavsiye verdiğine güveniyor musunuz?” sorusuna Esper, “Açıkçası, başkanın her zaman iyi tavsiyeler aldığını düşünmüyorum” yanıtını verdi. Eski bakan, bu ifadeleriyle Trump yönetimindeki karar alma süreçlerine yönelik ciddi bir eleştiri getirdi.
Esper’in endişeleri ve Trump yönetimindeki krizler
Mark Esper, 2019-2020 yılları arasında Trump’ın Savunma Bakanı olarak görev yaptı. Özellikle George Floyd protestoları sırasında askeri güç kullanımı konusunda Trump’la ters düşmesiyle biliniyor. Esper, o dönemde Trump’ın protestoculara karşı aktif asker kullanma talebini reddetmişti. NBC’ye verdiği röportajda, “Bazı danışmanlar başkanın görüşlerini sorgulamak yerine onaylamayı tercih ediyor” dedi. Esper, özellikle ulusal güvenlik konularında anayasal ilkelere bağlı kalınması gerektiğini vurguladı. Trump döneminde Savunma Bakanlığı’nda yaşanan personel değişiklikleri ve karar alma süreçlerindeki belirsizlikler, Esper’in eleştirilerine zemin hazırlıyor. Eski bakan, “Anayasa hepimizin bağlı olduğu temel belgedir. Danışmanların sadakati önce anayasaya, sonra başkana olmalı” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD’nin iç siyasetinin jeopolitik yansımaları
ABD’nin iç siyasetindeki bu tür tartışmalar, küresel müttefikler ve rakipler tarafından yakından takip ediliyor. Trump yönetiminde özellikle NATO, Orta Doğu ve Çin gibi konularda alınan kararlar, danışmanların etkisine bağlı olarak sık sık değişiklik göstermişti. Esper’in bu açıklamaları, ABD’nin karar alma mekanizmalarındaki güvenilirlik algısını sorgulatıyor. Uzmanlar, bu tür iç tartışmaların ABD’nin uluslararası taahhütlerini ve ittifak güvenilirliğini zedeleyebileceğini belirtiyor. Özellikle Çin ve Rusya gibi aktörler, ABD’nin iç siyasi krizlerinden istifade etmeye çalışabilir. Esper’in yorumları, ABD’nin dış politikada daha öngörülebilir ve kurumsal bir yapıya ihtiyaç duyduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Savunma Bakanlığı’ndaki bu tür iç tartışmalar, Türkiye’yi yakından ilgilendiren S-400, F-35 ve Suriye politikaları gibi konularda karar alma süreçlerini etkiliyor. Trump döneminde Türkiye’ye yönelik yaptırım ve tehditler, bazen danışmanlar arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle netlik kazanmamıştı. Esper’in anayasa vurgusu, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde kurumsal diyalog ve hukuki zeminin önemini hatırlatıyor. Türkiye, ABD’nin iç siyasi dengelerinden bağımsız olarak, kendi ulusal çıkarlarını koruyacak esnek bir dış politika izlemelidir. Ayrıca, ABD’deki bu tür istikrarsızlıklar, Türkiye’nin alternatif ittifak arayışlarını da hızlandırabilir.