GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Eski İsrailli Liderlerden Netanyahu'ya 'Yahudi Terörü' Uyarısı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Eski İsrailli Liderlerden Netanyahu'ya 'Yahudi Terörü' Uyarısı
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
🌙 Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
Çeviri Kaynağı
Middleeastmonitor — Bu haber, Middleeastmonitor'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail'in en üst düzey eski siyasi, askeri, istihbarat, hukuk ve kültür figürlerinden oluşan onlarca kişi, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini, işgal altındaki Batı Şeria'da 'Yahudi terörünü' ortadan kaldırmak için harekete geçmezse mahkemeye vermekle tehdit etti. Eski liderler, yerleşimci ve askeri şiddetin Filistinlilere yönelik arttığına dikkat çekerek, devlet destekli saldırıların bölgede kontrolden çıktığı uyarısında bulundu.

Gelişmenin arka planı

Söz konusu girişim, İsrail toplumunun geniş bir kesimini temsil eden 60'tan fazla eski üst düzey yetkili tarafından imzalanan bir mektupla duyuruldu. İmzacılar arasında eski Genelkurmay Başkanları Dan Halutz ve Moshe Ya'alon, eski Mossad Başkanı Shabtai Shavit, eski İç Güvenlik Servisi (Şin Bet) Başkanı Carmi Gillon, eski Yüksek Mahkeme Yargıcı Yitzhak Zamir ve birçok emekli general, büyükelçi ve akademisyen yer alıyor.

Mektupta, Netanyahu hükümetinin Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerine karşı 'kayıtsız kaldığı' ve hatta bu eylemleri 'teşvik ettiği' belirtiliyor. Eski liderler, 'Yahudi terörü' olarak tanımladıkları bu şiddetin, İsrail demokrasisi ve hukukun üstünlüğü için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Özellikle, son aylarda Huwara ve Kusra gibi Filistin köylerine düzenlenen yerleşimci baskınlarında onlarca Filistinlinin yaralandığı, ev ve işyerlerinin kundaklandığı belirtiliyor.

İmzacılar, hükümete 60 gün süre tanıyarak, bu süre içinde yerleşimci şiddetini önlemek ve failleri yargı önüne çıkarmak için somut adımlar atılmazsa, İsrail Yüksek Mahkemesi'ne başvurarak hükümetin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini talep edeceklerini ifade ediyor. Bu adım, İsrail iç siyasetinde nadir görülen bir cepheleşmeyi işaret ederken, aynı zamanda İsrail ordusunun ve güvenlik kurumlarının yerleşimci şiddeti karşısındaki sessizliğine de bir tepki olarak değerlendiriliyor.

Bölgesel veya küresel boyut

Bu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasının kritik bir dönemecinde yaşanıyor. Batı Şeria'da son iki yıldır Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinde yüzde 50'den fazla artış kaydedilirken, uluslararası toplumun tepkisi de giderek sertleşiyor. ABD, AB ve Birleşmiş Milletler, yerleşimci şiddetini kınamakla birlikte, Netanyahu hükümetinin bu konuda etkili adımlar atmadığı eleştirileriyle karşı karşıya.

Eski liderlerin mahkeme tehdidi, İsrail içinde hukuk devleti ile siyasi iktidar arasındaki gerilimi de su yüzüne çıkarıyor. Netanyahu'nun yargı reformu girişimleriyle zaten gergin olan bu ilişki, şimdi de Batı Şeria politikaları üzerinden yeniden alevlenmiş durumda. Uzmanlar, bu girişimin İsrail ordusunda da bir bölünmeye yol açabileceğini, zira birçok emekli askerin mektuba imza atmasının, mevcut askeri yönetimin vicdani bir rahatsızlık duyduğunu gösterdiğini belirtiyor.

Bölgesel düzeyde bu gelişme, Filistin yönetimini zor durumda bırakıyor. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, yerleşimci şiddetini 'terör' olarak nitelendirirken, İsrail içinden gelen bu tür uyarıların Filistin diplomasisine yeni bir argüman sunduğu ifade ediliyor. Öte yandan, Hamas ve İslami Cihad gibi gruplar, bu durumu İsrail'in zayıflığı olarak yorumlayıp direnişi artırma çağrıları yapabilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında tarihsel olarak Filistin davasına destek veren bir ülke konumunda. Bu gelişme, Türk dış politikası açısından İsrail'in Batı Şeria politikalarının meşruiyetini sorgulatan bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak Türkiye ile İsrail arasında son dönemde normalleşme adımları atılırken, bu tür bir iç muhalefetin Ankara'nın İsrail'e yönelik diplomatik söylemini nasıl etkileyeceği belirsiz. Eğer mahkeme süreci Netanyahu hükümetini zorlarsa, Türkiye, BM ve İİT gibi platformlarda Filistin yanlısı pozisyonunu güçlendirebilir. Ayrıca, İsrail'deki bu tür hukuki girişimler, Türk kamuoyunda Filistin meselesine yönelik dikkati canlı tutacak ve Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk potansiyelini yeniden gündeme getirebilir.

Etiketler:
İsrailFilistinBatı ŞeriaYahudi terörüNetanyahuyerleşimci şiddetiuluslararası mahkeme

İlgili Haberler

Lübnan'da Çatışmasızlık ve Silahsızlanma Birlikte Yürütülebilir mi
Orta Doğu

Lübnan'da Çatışmasızlık ve Silahsızlanma Birlikte Yürütülebilir mi

1 dk önce

Gazze için 'gönüllü göç' planı yeniden masada
Orta Doğu

Gazze için 'gönüllü göç' planı yeniden masada

4 dk önce

İsrail: Lübnan'dan çekilme, Hizbullah'ın silahsızlanmasına bağlı
Orta Doğu

İsrail: Lübnan'dan çekilme, Hizbullah'ın silahsızlanmasına bağlı

8 dk önce

Canterbury Başpiskoposu'ndan Filistinlilere Özgürlük Sözü
Orta Doğu

Canterbury Başpiskoposu'ndan Filistinlilere Özgürlük Sözü

10 dk önce