İran ve İsrail arasında Pazartesi günü yeniden başlayan silahlı çatışmalar, iki aylık kırılgan ateşkesi tümüyle rayından çıkardı. Tarafların birbirlerine yönelik hava saldırıları düzenlemesi bölgede savaş endişelerini yeniden alevlendirirken, ABD Başkanı Donald Trump her iki tarafa da 'ateşi kesme' çağrısında bulundu. Çatışmaların özellikle Suriye ve Irak sınır bölgelerinde yoğunlaştığı, İsrail'in İran destekli milislere yönelik saldırılarının, Tahran yönetiminin doğrudan misillemesine yol açtığı bildiriliyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail ve İran arasındaki gerginlik, son haftalarda İran'ın nükleer programındaki ilerlemelere ilişkin istihbarat raporlarının sızması ve İsrail'in bu programa yönelik sabotaj eylemleri iddialarıyla tırmanmıştı. İki ülke arasındaki vekâlet savaşları yıllardır sürse de, doğrudan çatışma nadiren görülüyor. Pazartesi günkü olaylarda İsrail'in Suriye'deki İran Devrim Muhafızları'na ait bir konvoyu hedef alması, Tahran'ın da İsrail'in kuzeyindeki askeri tesislere insansız hava araçlarıyla saldırmasıyla karşılık buldu. Bu karşılıklı saldırılar, mart ayında varılan ateşkes anlaşmasının ardından ilk kez bu düzeyde bir çatışmaya işaret ediyor.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada 'İran ve İsrail artık ateş etmeyi bırakmalı' ifadelerini kullanarak tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulundu. Beyaz Saray sözcüsü daha sonra yaptığı açıklamada, Trump'ın bölgedeki Amerikan güçlerinin güvenliğinden endişe duyduğunu ve tarafları müzakere masasına dönmeye teşvik ettiğini belirtti. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı, 'meşru müdafaa hakkı' çerçevesinde hareket ettiklerini savunarak, İsrail saldırıları devam ettikçe karşılık vereceklerini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
İran-İsrail çatışmasının yeniden alevlenmesi, sadece Ortadoğu'da değil, küresel enerji piyasalarında da dalgalanmaya neden oldu. Petrol fiyatları Pazartesi günü yüzde 5'in üzerinde artış göstererek varil başına 90 dolar seviyesine yaklaştı. Körfez ülkeleri, çatışmanın bölgeye yayılmasından endişe ederken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri taraflara itidal çağrısı yaptı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Ortadoğu'nun zaten kırılgan olan istikrarı daha fazla çatışmayı kaldıramaz' diyerek diplomatik çözüm arayışlarını yoğunlaştırdı. Öte yandan Rusya ve Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde acil toplantı talep ederken, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlar hazırlığında olduğu konuşuluyor. Uzmanlar, mevcut çatışmanın kontrolden çıkması halinde bölgesel bir savaşa dönüşme potansiyeli taşıdığı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-İsrail çatışmasının yeniden tırmanması, Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarsızlığı artırabilir. İki ülke de Türkiye için önemli komşular ve enerji tedarikçileri konumunda. Olası bir bölgesel savaş, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığını doğrudan etkileyebilir, ayrıca Hazar enerji koridorunun güvenliğini tehdit edebilir. Ankara, bugüne kadar İran ve İsrail arasında denge politikası izlerken, bu kriz Türk dış politikasını zorlu bir ikilemle karşı karşıya bırakabilir: Tahran'la ekonomik ilişkiler ile Washington ve Tel Aviv'le stratejik ortaklık arasında denge kurmak. Türkiye'nin, BM ve NATO'daki girişimleriyle diplomatik çözüm arayışlarında aktif rol üstlenmesi bekleniyor.