Ermenistan'da düzenlenen son parlamento seçimleri, ülkedeki 'aşırı kutuplaşma, nefret söylemi ve damgalama' nedeniyle gölgelenirken, uzmanlar Başbakan Nikol Paşinyan'ın zaferinin Batı'ya yönelik açılımı sürdürme sinyali verdiğini ancak demokratik normlar açısından endişe verici bir tablo ortaya koyduğunu belirtiyor. Friedrich Ebert Stiftung Ermenistan Kıdemli Politika Araştırmacısı ve Amerikan Üniversitesi Ermenistan Öğretim Görevlisi Dr. Narek Sukiasyan, seçimlerin demokratik gerileme (democratic backsliding) olarak tanımlanabilecek bir sürecin parçası olduğunu ifade ediyor. Sukiasyan'a göre, seçim kampanyası sırasında yaşanan aşırı kutuplaşma, nefret söylemi ve damgalama, ülkenin siyasi kültüründe derin yaralar açtı.
Seçimlerin arka planı ve Paşinyan'ın zaferi
Ermenistan'da 20 Haziran 2021'de yapılan erken parlamento seçimlerinde Başbakan Nikol Paşinyan'ın partisi Sivil Sözleşme, oyların yüzde 53,9'unu alarak açık ara birinci oldu. Seçimler, 2020 Karabağ Savaşı'nın ardından yaşanan siyasi krizin ardından düzenlenmişti. Ancak seçim süreci, uluslararası gözlemciler tarafından da eleştirilen bazı sorunları beraberinde getirdi. AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR) raporunda, seçimlerin temel özgürlükler açısından 'genel olarak iyi yönetildiğini' ancak aşırı kutuplaşma, nefret söylemi ve damgalama gibi ciddi sorunlar yaşandığını belirtti. Raporda özellikle, kamuya mal olmuş kişilerin siyasi rakiplerine yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanması ve medyanın taraflı yayıncılığı eleştirildi.
Dr. Sukiasyan, seçimlerin Ermenistan'da demokratik gerilemenin bir göstergesi olduğunu savunuyor. Ona göre, Paşinyan'ın zaferi Batı yanlısı bir çizginin devam edeceğine işaret etse de, seçim sürecinde yaşanan olumsuzluklar, ülkenin demokratik olgunluğuna gölge düşürdü. Özellikle muhalefet partilerine yönelik damgalama ve nefret söylemi, siyasi ortamın zehirlenmesine neden oldu. Eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı, seçimlere hile karıştırıldığı iddiasıyla sonuçları tanımadığını açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan'daki siyasi gelişmeler, yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmıyor. Ülke, Rusya ile Batı arasında bir denge kurmaya çalışırken, Paşinyan'ın Batı yanlısı söylemleri Moskova tarafından dikkatle izleniyor. Ermenistan, Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (CSTO) ve Avrasya Ekonomik Birliği'nin üyesi olmasına rağmen, son yıllarda Avrupa Birliği ve ABD ile ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Paşinyan'ın seçim zaferi, bu Batı yöneliminin devam edeceği anlamına geliyor. Ancak iç siyasetteki kutuplaşma, ülkenin dış politikasında istikrarsızlığa yol açabilir. Ayrıca, Ermenistan'ın demokratik gerilemesi, bölgedeki diğer ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Kafkasya'da süregelen çatışmalar ve güç mücadeleleri, demokratik normların ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'daki siyasi gelişmeler, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme süreci açısından önem taşıyor. Paşinyan'ın Batı yanlısı tutumu, Ankara ile Yerevan arasındaki diyaloğu olumlu etkileyebilir. Ancak seçimlerde yaşanan kutuplaşma ve demokratik gerileme, Türkiye'nin Ermenistan'da istikrarlı bir muhatap bulmasını zorlaştırabilir. Ayrıca, bölgedeki Rus etkisi dengelenirken, Türkiye'nin Güney Kafkasya'daki diplomatik adımlarının bu iç siyasi dalgalanmalardan etkilenmesi muhtemel. Türkiye, Ermenistan ile sınır kapılarının açılması ve diplomatik ilişkilerin tesisi için girişimlerini sürdürürken, Yerevan'daki iç siyasi istikrarsızlık süreci yavaşlatabilir.