Ermenistan'da 20 Haziran 2021'de yapılan erken parlamento seçimlerinde, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, geçerli oyların yüzde 53.9'unu alarak zafer ilan etti. Resmi olmayan ilk sonuçlara göre, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan'ın ittifakı yüzde 21 oyda kalırken, Avrupa yanlısı diğer bir ittifak olan Işıklı Ermenistan ise yüzde 5.2 oy alabildi. Seçimler, ülkenin Dağlık Karabağ savaşındaki yenilginin ardından girdiği siyasi krizi aşmak ve ülkenin gelecekteki dış politika yönünü belirlemek açısından kritik öneme sahipti.
Seçimlerin arka planı ve Rusya faktörü
Ermenistan'ın 2020 sonbaharında Azerbaycan karşısında Dağlık Karabağ'da yaşadığı askeri mağlubiyet, ülkede büyük bir siyasi depreme yol açtı. Paşinyan hükümeti, savaşın kaybedilmesi nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kalırken, muhalefet sokak gösterileriyle hükümeti istifaya zorlamaya çalıştı. Ancak Paşinyan, erken seçim kararı alarak meşruiyetini yenilemeyi hedefledi. Seçim süreci boyunca en büyük tartışma konusu, Rusya'nın müdahale iddiaları oldu. Moskova yönetimi, Paşinyan'ı Batı yanlısı bir çizgi izlemekle suçlarken, bazı Rus medya organları seçimlere yönelik olumsuz haberler yaydı. Buna karşın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcileri, seçimlerin genel olarak özgür ve adil bir ortamda gerçekleştiğini belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan seçimleri sadece iç siyaset açısından değil, aynı zamanda Kafkasya'daki jeopolitik dengeler bakımından da önem taşıyor. Paşinyan'ın zaferi, ülkenin Rusya'ya olan bağımlılığını azaltma ve Avrupa Birliği ile ABD'ye yakınlaşma stratejisini sürdüreceği anlamına geliyor. Seçim öncesinde Moskova, Ermenistan'a yönelik enerji ve askeri yardımları kullanarak baskı yapmaya çalışsa da, Erivan yönetimi Batı ile entegrasyon arayışını hızlandırdı. Seçim sonuçları, Avrupa Birliği tarafından memnuniyetle karşılanırken, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü yaptığı açıklamada, Ermenistan halkının demokratik tercihine saygı duyulması gerektiğini vurguladı. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanlığı, seçim sonuçlarını tanıdığını ancak Ermenistan'ın Avrupa ile yakınlaşmasının Rusya ile ilişkileri olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçim sonuçları, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından iki önemli boyut taşıyor. Birincisi, Paşinyan'ın zaferi, Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme sürecinin yeniden canlanma ihtimalini artırabilir. Savaş sonrası dönemde iki ülke arasında doğrudan diyalog kanalları açılmış, ancak kalıcı bir ilerleme sağlanamamıştı. İkincisi, Ermenistan'ın Batı'ya yönelmesi, Rusya'nın bölgedeki etkisini sınırlarken, Türkiye'nin Azerbaycan ile kurduğu stratejik ortaklık sayesinde Kafkasya'da daha aktif bir rol oynamasına olanak tanıyabilir. Ancak Türkiye, Ermenistan'ın Avrupa ile entegrasyonunu desteklerken, Dağlık Karabağ sorununda Azerbaycan'ın kazanımlarını korumaya da özen gösterecektir. Bu nedenle, Türk dış politikası için seçim sonuçları hem fırsatlar hem de dengeli bir yaklaşım gerektiren riskler barındırıyor.