Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma günü yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna savaşı henüz sona ermemişken, bölgenin şimdi de İran’a yönelik saldırıların ‘ağır ekonomik bedelini’ ödediğini belirtti. Erdoğan, bu sözleriyle Orta Doğu’da artan tansiyonun küresel ekonomik dengeler üzerindeki etkisine dikkat çekti. İsrail’in İran’a yönelik son askeri operasyonları ve karşılıklı misillemeler, bölgede enerji fiyatlarından ticaret yollarına kadar birçok alanda belirsizlik yaratırken, Türkiye gibi komşu ülkeler de bu durumdan doğrudan etkileniyor.
Artan gerilim ve ekonomik yansımaları
Erdoğan’ın açıklamaları, İran ile İsrail arasında son haftalarda tırmanan gerilimin ardından geldi. İran’ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik olduğu iddia edilen saldırılar, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirirken, küresel piyasalarda da dalgalanmalara neden oldu. Petrol fiyatları, İran’ın enerji arzında yaşanabilecek kesintilere karşı hassas bir seyir izlerken, Hazar Denizi ve Basra Körfezi üzerinden yapılan ticaret rotaları tehdit altına girdi.
Erdoğan, konuşmasında, “Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden, şimdi de İran’a yönelik saldırıların ağır ekonomik bedelini ödüyoruz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Türkiye’nin hem Ukrayna krizinden hem de Ortadoğu’daki istikrarsızlıktan ekonomik olarak nasıl etkilendiğini ortaya koyuyor. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Rusya’dan karşılaması nedeniyle bu iki çatışma bölgesiyle doğrudan bağlantılı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran’a yönelik saldırılar, sadece İran ekonomisini değil, tüm Orta Doğu ve Güney Asya’yı etkileyen bir zincirleme reaksiyon başlattı. İran, küresel petrol piyasasında önemli bir oyuncu olmasının yanı sıra, doğalgaz rezervleriyle de dikkat çekiyor. Saldırılar sonrası İran’ın petrol ihracatında yaşanabilecek bir düşüş, ham petrol fiyatlarını yukarı çekerken, ABD ve Avrupa’daki enflasyonist baskıları artırabilir.
Ayrıca, İran’ın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na açılan stratejik konumu, deniz ticareti için kritik öneme sahip. Bu bölgede artan güvenlik riskleri, nakliye maliyetlerini yükseltiyor ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açıyor. Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçıları, alternatif tedarik yolları ararken, Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle zaten daralan küresel enerji arzı daha da kırılgan hale geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem Rusya-Ukrayna savaşı hem de İran-İsrail gerilimi nedeniyle ekonomik olarak çifte baskı altında. Enerji ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı olan Türkiye, artan enerji fiyatlarından doğrudan etkileniyor. Ayrıca, İran’a yönelik yaptırımlar ve olası bir çatışma, Türkiye’nin İran ile olan ticaret hacmini (2023’te yaklaşık 10 milyar dolar) olumsuz etkileyebilir. Türkiye, aynı zamanda Kafkasya ve Orta Asya’ya açılan enerji koridorlarının güvenliğini sağlamak zorunda; bu koridorlar İran üzerinden geçen alternatif rotalara bağımlı. Sonuç olarak, Erdoğan’ın vurguladığı ‘ağır ekonomik bedel’, Türkiye’nin bölgesel istikrarsızlıklardan en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğunu gösteriyor.