ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), tarım kimyasalları devi Bayer'den dicamba adlı yıkıcı ot öldürücü için hangi düzenlemeleri istediğini seçmesini talep etti ve ardından bu seçimleri doğrudan bir federal yasa taslağına yerleştirdi. Guardian'ın ele geçirdiği belgelere göre, EPA'nın bu hamlesi, pestisit düzenlemelerinin nasıl şekillendiğine dair ciddi soru işaretleri yaratıyor. Çevre örgütleri ve eleştirmenler, ajansın endüstri çıkarlarına aşırı yakın durduğunu ve kamu yararını göz ardı ettiğini savunuyor.
Olayın Arka Planı: Dicamba Nedir ve Neden Tartışmalı?
Dicamba, geniş yapraklı yabani otları kontrol etmek için kullanılan bir herbisittir. Ancak son yıllarda, özellikle ABD'nin orta batı eyaletlerinde, komşu tarlalara sürüklenerek büyük zararlara yol açtı. 2017'de Missouri ve Arkansas gibi eyaletlerde binlerce dönüm soya fasulyesi ve pamuk tarlası dicamba sürüklenmesi nedeniyle zarar gördü. Bu olaylar, EPA'nın dicamba kullanımına yönelik düzenlemeleri sıkılaştırmasına yol açtı. Ancak 2020'de bir federal mahkeme, EPA'nın dicamba onayını iptal etti; ajans daha sonra yeni kısıtlamalarla yeniden onayladı.
Guardian'ın haberine göre, EPA yetkilileri Bayer'e hangi kuralların uygulanacağını sordu ve şirketin tercih ettiği düzenlemeleri taslak metne ekledi. Bu durum, düzenleyici sürecin şeffaflığına gölge düşürüyor. Bayer, 2018'de Monsanto'yu satın alarak dicamba ürünlerini portföyüne katmıştı. Monsanto, dicamba dirençli tohumlar geliştirmiş ve bu herbisitin yaygın kullanımını teşvik etmişti.
EPA sözcüsü, yaptığı açıklamada, "Ajans, paydaşlardan gelen geri bildirimleri dikkate alır ve bilimsel değerlendirmelere dayalı kararlar alır" dedi. Ancak belgeler, Bayer'in önerilerinin birebir yasalaştığını gösteriyor. Çevre koruma grupları, EPA'nın "düzenleyici yakalama" (regulatory capture) içinde olduğunu ve endüstrinin ajansı yönlendirdiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Tarım Kimyasallarında Güç Dengesi
Bu olay, yalnızca ABD ile sınırlı değil. Bayer, dünya çapında tarım kimyasalları pazarının önemli bir oyuncusu. Dicamba, ABD'de olduğu kadar Arjantin, Brezilya ve Kanada gibi ülkelerde de kullanılıyor. Avrupa Birliği'nde ise dicamba onaylı değil; AB, 2017'de dicamba içeren ürünlerin kullanımını yasakladı. Bu yasak, halk sağlığı ve çevre endişeleri nedeniyle alındı. Dolayısıyla, ABD'deki düzenleyici sürecin endüstri tarafından şekillendirilmesi, küresel ölçekte pestisit politikalarını da etkileyebilir. Diğer ülkeler, EPA'nın kararlarını referans alabilir ve bu da Bayer'in lehine bir düzenleyici yarışa yol açabilir.
Öte yandan, çiftçiler arasında dicamba kullanımı tartışmalı. Bazı çiftçiler, yabani ot kontrolünde etkili olduğunu savunurken, diğerleri sürüklenme nedeniyle mahsullerinin zarar gördüğünü ve ekonomik kayıplar yaşadığını belirtiyor. 2020'deki mahkeme kararı, bu tartışmaların bir yansımasıydı. EPA'nın Bayer'e danışması, bu çiftçilerin sesini daha da zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarım ürünleri ithalatında ve pestisit kullanımında AB standartlarını yakından takip ediyor. AB'nin dicamba yasağı, Türkiye'de de benzer düzenlemelerin habercisi olabilir. Ancak ABD'deki bu gelişme, Türkiye'nin kendi tarım kimyasalları politikasını gözden geçirmesi için bir uyarı niteliğinde. Eğer EPA, endüstri taleplerine göre hareket ediyorsa, Türkiye'nin de düzenleyici kurumlarının bağımsızlığını sorgulaması gerekebilir. Ayrıca, Türkiye'de dicamba kullanımı yasak olmasa da, çiftçilerin bu kimyasala maruz kalma riski var. Gelecekte, Türkiye'nin AB ile uyumlu bir yasak getirmesi, hem halk sağlığı hem de ihracat açısından önemli olacak.