İngiltere'de hükümete yakın kaynaklar, ekim ayında enerji fiyat tavanındaki artıştan önce hanelere yönelik ek enerji faturası desteği sağlanmasının beklenmediğini, ancak fiyat artışının kalıcı olması halinde daha hedefli önlemlerin gündeme alınabileceğini bildiriyor. Enerji düzenleyicisi Ofgem'in, ekim ayında gaz ve elektrik fiyatlarını yüzde 4 oranında artıracağını açıklamasının ardından, Başbakan Keir Starmer ve üst düzey bakanlar, artan yaşam maliyeti karşısında vatandaşları koruma vaatleriyle karşı karşıya.
Artan fiyatlara karşı hükümetin tutumu
The Guardian'ın haberine göre, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, bu hafta yaptığı açıklamada, enerji faturalarına yönelik ek destek çağrılarına ihtiyatlı yaklaştı. Burnham, hükümetin kış aylarında başka önlemler alabileceğini ima etse de, acil bir destek sözü vermedi. Hükümet kaynakları ise, mevcut bütçe kısıtları çerçevesinde milyonlarca haneye ek maliyet yaratacak geniş kapsamlı bir destek paketinin şu an için planlanmadığını, ancak enerji şirketlerine uygulanacak vergiler ve düşük gelirli ailelere yönelik hedefli yardım mekanizmaları üzerinde çalışıldığını dile getiriyor.
Ofgem'in açıklamasına göre, ekimden itibaren ortalama bir hane için yıllık enerji faturası yaklaşık 100 sterlin artacak. Bu artış, İngiltere'de enflasyonun hedefin üzerinde seyrettiği bir dönemde gerçekleşiyor. Mayıs ayında yapılan genel seçimleri kazanan İşçi Partisi, seçim kampanyasında enerji faturalarını düşürme sözü vermişti. Ancak yeni hükümet, kurmayı planladığı kamu enerji şirketi GB Energy'nin faaliyete geçmesinin zaman alacağını ve kısa vadede fiyatları doğrudan düşüremeyeceğini kabul ediyor.
Bölgesel ve küresel enerji piyasalarındaki zorluklar
İngiltere'deki enerji fiyatları, küresel doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanmalara doğrudan bağlı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları sonrasında Avrupa'nın enerji arz güvenliği ciddi şekilde sarsılmış, bu durum İngiltere dahil birçok Avrupa ülkesinde hane halkı faturalarının rekor seviyelere çıkmasına yol açmıştı. İngiltere, Kuzey Denizi'ndeki üretim sahalarına rağmen, artan talebi karşılamak için sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatına bağımlı durumda. Katar, ABD ve Norveç gibi ülkelerden yapılan LNG ithalatının maliyeti, Avrupa'daki depolama seviyeleri ve kış aylarındaki hava koşullarına göre değişebiliyor.
Enerji uzmanlarına göre, İngiltere hükümeti yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırma ve evlerde enerji verimliliğini artırma politikalarına ağırlık veriyor. Ancak bu politikaların meyveleri orta ve uzun vadede alınacak. Kısa vadede ise, düşük gelirli haneler için sosyal tarife uygulaması, kış aylarında elektrik ve gaz için geçici vergi indirimi gibi seçenekler masada. Hükümet sözcüsü, bütçe dengesini gözeterek en savunmasız grupları korumak için 'esnek' davranacaklarını söyledi.
Muhalefet tepkisi ve siyasi boyut
Muhalefetteki Muhafazakar Parti, hükümeti 'seçim vaatlerini yerine getirmemekle' ve enerji krizini yönetememekle suçluyor. Eski Başbakan Rishi Sunak'ın gölge kabinesinde yer alan bazı isimler, enerji şirketlerinden alınan kazanca dayalı beklenmedik vergilerin kaldırılmasının faturaları artırdığını öne sürüyor. Öte yandan, sendikalar ve tüketici grupları, hükümeti enerji faturaları için acil bir 'sosyal ikilem' ilan etmeye ve desteğini artırmaya çağırıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre, Avrupa genelinde hane halkı enerji fiyatları hala pandemi öncesi seviyelerin önemli ölçüde üzerinde. Bu durum, merkezde sol partilerin iktidarda olduğu bazı Avrupa ülkelerinde hükümetleri zor durumda bırakıyor. Almanya ve Fransa da benzer fiyat artışlarıyla mücadele ederken, hükümetler farklı sübvansiyon ve destek mekanizmaları devreye alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel enerji piyasasındaki arz-talep dengesizliklerini ve hükümetlerin enerji maliyetlerini kontrol altına alma çabalarını gözler önüne seriyor. Türkiye, enerji ithalatında büyük oranda dışa bağımlı bir ülke olarak, İngiltere'deki fiyat artışlarının da kaynağı olan küresel doğal gaz fiyat dalgalanmalarından doğrudan etkileniyor. Ankara'nın enerji güvenliği stratejileri, uluslararası piyasalardaki istikrarı yakından takip etmeyi gerektiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin Rusya ile enerji alanındaki işbirliği ve Akdeniz'deki doğal gaz keşifleri, uzun vadede enerji bağımsızlığını artıracak projeler olarak öne çıkıyor. Yaşanan bu gelişmeler, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının her ülke için stratejik bir önem taşıdığını bir kez daha gösteriyor.