Dünyanın en büyük Müslüman nüfuslu ülkesi Endonezya, Devlet Başkanı Prabowo Subianto'nun izlediği tartışmalı politikalar nedeniyle hem mali açıdan hem de demokratik standartlar bakımından riskli bir yola girmiş durumda. Subianto yönetimi, bütçe açığını hızla artıran popülist harcama programları ve aynı zamanda muhalefeti sindirme, yargı bağımsızlığını zayıflatma gibi otoriter eğilimlerle anılıyor.
Artan Bütçe Açığı ve Popülist Harcamalar
Prabowo Subianto, Ekim 2023'te göreve başlamasının ardından, vaat ettiği büyük ölçekli altyapı projeleri, gıda ve yakıt sübvansiyonları gibi popülist politikaları hayata geçirmeye başladı. Bu harcamalar, ülkenin bütçe açığını GSYİH'nın %3'üne kadar çıkarma riski taşıyor. Ekonomistler, sürdürülemez bir borç yükü uyarısında bulunuyor. Örneğin, ücretsiz okul yemeği programı yılda 30 milyar dolara mal olabilir. Aynı zamanda, vergi gelirleri düşük kalırken, devlet işletmelerinden elde edilen gelirler de azalıyor. Subianto'nun özel sektörden borçlanma stratejisi ise faiz oranlarını yukarı çekiyor.
Ekonomik zorlukların yanı sıra, Subianto'nun demokratik kurumlara yönelik müdahaleleri de dikkat çekiyor. Göreve gelir gelmez, kendisine yakın isimleri üst düzey bürokratik pozisyonlara atadı ve yolsuzlukla mücadele kurumunun yetkilerini daralttı. Yargı bağımsızlığına yönelik tehditler ve muhalif medya organlarına yönelik baskılar da artmış durumda.
Endonezya Demokrasisi İçin Tehlike Çanları
Endonezya, 1998'de Suharto rejiminin çöküşünden bu yana bölgede bir demokrasi başarı hikayesi olarak görülüyordu. Ancak Subianto, eski bir general olarak, askeri geçmişine yaslanarak otoriter alışkanlıklarını sürdürüyor. Seçilmiş bir cumhurbaşkanı olmasına rağmen, eleştirmenler onun demokratik normları aşındırdığı konusunda hemfikir. Ülkede son dönemde yapılan kamuoyu yoklamaları, halkın demokratik kurumlara olan güveninin azaldığını gösteriyor. The Economist'in Demokrasi Endeksi'nde Endonezya, "karma rejim" kategorisinde yer alıyor ve puanı düşüş eğiliminde.
Bölgesel olarak, Endonezya'nın istikrarı, Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomisi olması nedeniyle tüm ASEAN ülkeleri için önem taşıyor. Erozyona uğrayan demokrasi, yabancı yatırımları da olumsuz etkileyebilir; zira yatırımcılar öngörülebilir ve şeffaf bir hukuk sistemi arıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki bu gelişmeler, Türkiye açısından da önemli dersler barındırıyor. Türkiye gibi Endonezya da Müslüman nüfuslu büyük bir ülke ve gelişmekte olan bir ekonomi. Subianto'nun popülist harcamalarının yarattığı mali kırılganlık, benzer politikaların Türkiye'deki olası sonuçları hakkında uyarıcı nitelikte. Ayrıca, demokratik kurumların zayıflaması, yabancı yatırımcı güvenini sarsarak her iki ülkeyi de benzer risklerle karşı karşıya bırakıyor. Türk dış politikası açısından, Endonezya ile Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında işbirliği arayışı, bu tür iç kırılganlıkların bölgesel istikrara etkisini dikkate almayı gerektiriyor.