Küresel gıda piyasaları, bir yandan El Niño kaynaklı iklim anomalileri diğer yandan İran’a yönelik uluslararası yaptırımların sıkılaştırılması nedeniyle yeni bir fiyat şokuyla karşı karşıya. ABD’li tüketiciler, Covid-19 salgını sonrası yaşanan yüksek enflasyonun ardından fiyatların bir türlü gerilememesiyle zaten gergin bir bekleyiş içindeyken, bu iki faktörün birleşimi gıda enflasyonunu yeniden alevlendirme potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, özellikle tahıl, yağlı tohumlar ve gübre fiyatlarında önümüzdeki aylarda ciddi artışlar öngörüyor.
İklim ve Jeopolitik Kıskaç
Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporlarına göre El Niño’nun bu yıl güçlü bir şekilde etkili olması bekleniyor. Bu durum, başta Güneydoğu Asya ve Latin Amerika olmak üzere birçok bölgede kuraklık veya aşırı yağışlara yol açarak tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. ABD’nin Ortabatı eyaletlerinde yaşanan kuraklık da mısır ve soya rekoltesini tehdit ediyor. Öte yandan İran, petrol ve tarım ürünleri ticaretinde önemli bir oyuncu olmasa da, ambargolar nedeniyle gıda zincirinde yaşanan aksamalar bölgesel arz sıkıntılarını tetikliyor. Özellikle buğday ithalatı konusunda Rusya ve Ukrayna’ya bağımlı olan İran, ödeme sistemlerindeki kısıtlamalar nedeniyle alternatif tedarikçilere yönelmek zorunda kalıyor.
Küresel gıda fiyat endeksleri, 2022’deki rekor seviyelerinden gerilemiş olsa da hâlâ salgın öncesi dönemin oldukça üzerinde seyrediyor. Dünya Bankası verilerine göre, 2023 yılı boyunca gıda fiyatları düşüş eğilimindeydi ancak 2024’ün ilk çeyreğinde bu eğilim tersine döndü. El Niño’nun etkilerinin daha belirgin hale gelmesiyle birlikte, özellikle pirinç ve palm yağı başta olmak üzere temel gıda maddelerinde fiyat artışları bekleniyor. İran’a yönelik yaptırımların daha da sıkılaştırılması halinde ise, enerji fiyatlarıyla bağlantılı olarak gübre ve navlun maliyetleri yeniden yükselebilir.
Küresel Etkiler ve Riskler
Gıda fiyatlarındaki bu artış, en çok gelişmekte olan ülkeleri vuracak. Mısır, Pakistan ve Bangladeş gibi buğday ve pirinç ithalatına bağımlı ülkeler, döviz rezervleri üzerinde ek baskı hissedecek. Ayrıca, yüksek gıda fiyatları sosyal huzursuzluğu tetikleyebilir. BM Gıda ve Tarım Örgütü, dünya genelinde açlıkla karşı karşıya olan insan sayısının 2024’te 350 milyona yaklaşabileceği uyarısını yapıyor. Gelişmiş ülkelerde ise merkez bankaları, gıda enflasyonunun genel enflasyonu yeniden yükseltmesi halinde faiz indirimi planlarını ertelemek zorunda kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, buğday ithalatında Rusya ve Ukrayna’ya bağımlılığı sürerken, İran’la enerji ve ticaret ilişkileri de bu krizden etkilenebilir. El Niño kaynaklı kuraklık, Türkiye’nin kendi tarımsal üretimini de tehdit ediyor; özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu’da buğday veriminde düşüş bekleniyor. Artan küresel fiyatlar ise gıda enflasyonunu körükleyerek iç talebi baskılayabilir. Öte yandan, Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Koridoru’ndaki arabuluculuk rolü, bu kriz döneminde diplomatik ağırlığını artırabilir. Ancak Ankara’nın, özellikle enerji ve gıda güvenliği konularında alternatif tedarik rotaları ve anlaşmaları devreye sokması kritik hale geliyor.