Geçtiğimiz hafta, küresel yatırımcılar Hindistan hisse senedi piyasalarına 1 milyar doların üzerinde para sokarak, ülkeye olan güvenin yeniden tazelendiğine işaret etti. Amerikan yatırım bankası Goldman Sachs Group Inc., istikrarlı para birimi ve iyileşen kazanç beklentilerinin fonları portföylerini artırmaya yönlendirmesiyle, bu girişlerin devam edeceğini tahmin ediyor. Hareket, daha önce bu yıl Hindistan'dan çıkan yabancı sermayenin ardından, gelişmekte olan piyasalara yeniden yönelimin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Geri dönüşün nedenleri
Yabancı portföy yatırımları (FPI), Ekim ayının başında başlayan satış dalgasının ardından geçen hafta 15 milyar doları aşan net alımlarla güçlü bir şekilde geri döndü. Bu dönüşün ardında birkaç faktör yatıyor. Öncelikle, Hindistan Merkez Bankası'nın (RBI) döviz piyasasına müdahaleleri sayesinde rupi dolar karşısında istikrarlı seyrediyor. Bu durum, kur riskini azaltarak yabancı yatırımcılar için güvenli bir liman oluşturuyor.
İkinci olarak, Hindistan şirketlerinin ikinci çeyrek kazanç beklentileri iyimser seyrediyor. Özellikle finans, tüketim malları ve teknoloji sektörlerinde kâr marjlarının genişlemesi bekleniyor. Goldman Sachs, kazanç büyümesinin önümüzdeki çeyreklerde çift haneli rakamlara ulaşabileceğini öngörüyor. Üçüncü olarak, ABD faiz oranlarının tepe noktasına yaklaştığına dair piyasa beklentileri, gelişmekte olan piyasalara fon akışını kolaylaştırıyor.
Geçtiğimiz aylarda yabancı fonların Hindistan'dan çıkışında, Çin ekonomisindeki toparlanma sinyalleri ve ABD tahvil getirilerindeki yükseliş etkili olmuştu. Ancak şimdi, Hindistan'ın güçlü makro ekonomik göstergeleri ve reform süreci yeniden dikkat çekiyor. S&P Global Ratings, Hindistan'ın 2023-24 mali yılında %6,5 büyüyeceğini tahmin ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya piyasalarındaki dalgalanma
Hindistan'a yönelen bu fon akışı, Asya genelinde bir yeniden dağılımın işareti olabilir. Çin piyasalarına olan güvenin zayıflamasıyla, yatırımcılar alternatif olarak Hindistan'ı görüyor. Ayrıca, Güneydoğu Asya ülkeleri de benzer şekilde yabancı sermaye çekmeye çalışıyor. Hindistan'ın dijitalleşme ve altyapı yatırımları, ülkeyi uzun vadeli büyüme açısından cazip kılıyor.
Goldman Sachs'ın raporuna göre, yabancı yatırımcıların Hindistan'daki hisse senedi ve tahvil piyasalarına toplam girişi bu yıl 20 milyar doları aşabilir. Bu, ülkenin finansman ihtiyacını desteklerken, piyasa derinliğini de artırıyor. Hindistan'ın Borsa İstanbul'un iki katı büyüklüğe ulaşan hisse senedi piyasası, küresel yatırımcılar için önemli bir durak haline geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'a yönelen küresel fonlar, Türkiye için dolaylı da olsa önemli sinyaller veriyor. Gelişmekte olan piyasalara olan ilginin artması, Türkiye gibi benzer ülkelerin de fon akışından faydalanma potansiyelini artırıyor. Ancak Türkiye'nin yüksek enflasyon, düşük büyüme ve kur oynaklığı gibi sorunları, yatırımcı güvenini olumsuz etkiliyor. Hindistan'ın istikrarlı para birimi ve güçlü büyüme performansı, yabancı yatırımcılar için bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'nin de benzer bir güven ortamı yaratması ve makroekonomik kırılganlıkları azaltması halinde, küresel fonlardan daha fazla pay alması mümkün. Bu gelişme, aynı zamanda Türkiye'nin gelişmekte olan ülkelerle rekabet gücünü yeniden değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor.