ABD Ulusal Hava Durumu Servisi'ne bağlı İklim Tahmin Merkezi (CPC), 11 Haziran'da yaptığı açıklamada El Nino koşullarının resmen başladığını ve bu durumun 2026-27 Kuzey Yarımküre kışına kadar güçlenerek devam etmesinin beklendiğini duyurdu. Uzmanlar, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıktığını ve atmosferin buna tepki verdiğini belirtiyor. Bu gelişme, küresel hava desenlerinde önemli değişikliklere yol açabileceği için dünya genelinde dikkatle izleniyor. CPC'nin aylık raporunda, El Nino'nun kademeli olarak güçleneceği ve 2026-27 kışında en yüksek seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Tahminler, bu dönemde bazı bölgelerde kuraklık, diğerlerinde ise sel ve fırtınaların görülebileceğine işaret ediyor.
El Nino’nun Küresel Etkileri ve Beklentiler
El Nino, Güney Amerika kıyılarından Endonezya'ya kadar geniş bir coğrafyada hava koşullarını etkileyen doğal bir iklim fenomenidir. Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının artmasıyla ortaya çıkar ve küresel sıcaklıkları yükseltir. CPC, şu anda zayıf seviyede olan El Nino'nun yılın ikinci yarısında orta şiddete ulaşmasını, 2026 yılı boyunca ise güçlü bir konuma gelmesini bekliyor. Bu durum, özellikle tarım, su kaynakları ve enerji sektörleri üzerinde doğrudan etkili olacak. Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre, El Nino genellikle Avustralya, Endonezya ve Hindistan'da kuraklığa; Güney Amerika'nın kuzeyinde ise yoğun yağış ve sellere neden oluyor. Ayrıca, Kasım 2026'dan Mart 2027'ye kadar olan kış aylarında ABD'nin güneyinde daha ıslak, kuzeyinde ise daha kuru bir hava deseni bekleniyor. Ancak kesin etkiler, El Nino'nun şiddetine ve diğer iklim faktörlerine bağlı olarak değişkenlik gösterecek.
Bilimsel İzleme ve Uyarılar
CPC, El Nino'yu izlemek için deniz yüzeyi sıcaklığı, rüzgar desenleri ve atmosfer basıncı gibi çok sayıda göstergeyi kullanıyor. Son veriler, Pasifik'teki sıcaklık anomalilerinin El Nino eşiğini aştığını ve atmosferin buna tipik bir şekilde yanıt verdiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu koşulların en az birkaç ay daha devam edeceğini ve büyük olasılıkla 2026 sonbaharına kadar süreceğini belirtiyor. La Niña'nın ardından yaşanan bu geçiş, küresel iklim sisteminde belirsizlik yaratıyor. NOAA'nın uzun vadeli tahminlerine göre, El Nino'nun zirve yapması beklenen 2026-27 kışında, dünya genelinde aşırı hava olaylarının sıklığının artması muhtemel. Özellikle tarımsal üretim, su yönetimi ve afet hazırlıkları açısından ülkelerin şimdiden önlem almaya başlaması gerektiği vurgulanıyor. Bu dönemde, Orta Doğu ve Akdeniz havzasında da sıcaklık artışları ve kuraklık riski bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Nino'nun Türkiye üzerindeki doğrudan etkisi, diğer bölgelere kıyasla daha dolaylı olmakla birlikte, özellikle tarım ve su kaynakları açısından önem taşıyor. Türkiye, Akdeniz iklim kuşağında yer aldığından, El Nino yıllarında genellikle kış aylarında daha ılıman ve kurak koşullar gözlemleniyor. Bu durum, özellikle baraj doluluk oranları ve tarımsal sulama için hayati önemde. Ayrıca, küresel gıda fiyatlarındaki olası dalgalanmalar, Türkiye'nin ithalat bağımlılığı nedeniyle enflasyon üzerinde ek baskı yaratabilir. Enerji talebi ve turizm sektörü de sıcaklık anomalilerinden etkilenebilir. Türkiye'nin, Meteoroloji Genel Müdürlüğü aracılığıyla bu gelişmeleri yakından takip etmesi ve kuraklık yönetim planlarını güncellemesi yerinde olacaktır.