Bilim insanları, Pasifik Okyanusu'nda periyodik olarak ortaya çıkan ve küresel iklimi etkileyen El Niño iklim modelinin resmen başladığını duyurdu. Uzmanlar, bu doğal ısınma döngüsünün, fosil yakıt kirliliği nedeniyle halihazırda ısınmakta olan bir gezegeni daha da ısıtacağını ve önümüzdeki aylarda dünya genelinde sel, kuraklık, yangın ve aşırı sıcaklık gibi hava olaylarını tetikleyebileceğini belirtiyor.
El Niño’nun Küresel Etkileri
El Niño, 2 ila 7 yılda bir meydana gelen ve doğu Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamadan yüksek seyretmesiyle karakterize edilen bir iklim olayıdır. Bu döngü, atmosferdeki dolaşım modellerini değiştirerek dünya genelinde hava koşullarını etkiler. Genellikle 9-12 ay süren El Niño döneminde, Güney Amerika'da aşırı yağış ve seller, Avustralya, Endonezya ve Güney Asya'da ise kuraklık ve orman yangınları meydana gelir.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) yetkilileri, bu yılki El Niño'nun en az orta şiddette olacağını ve büyük olasılıkla kuvvetli bir döngüye dönüşeceğini öngörüyor. NOAA'nın iklim tahmin merkezi direktörü David DeWitt, 'Bu El Niño'nun geçmişteki güçlü döngülerle rekabet edebilecek kapasitede olduğunu görüyoruz. Bu, küresel sıcaklık rekorlarının kırılabileceği ve aşırı hava olaylarının sıklaşabileceği anlamına geliyor' dedi.
Geçmişteki güçlü El Niño döngüleri, 1997-1998 ve 2015-2016 yıllarında yaşanmıştı. 1997-1998 döngüsü, dünya genelinde 23.000'den fazla kişinin ölümüne ve 35 milyar doların üzerinde ekonomik kayba yol açmıştı. 2015-2016 döngüsü ise rekor sıcaklıklar ve Afrika, Asya ve Güney Amerika'da ciddi kuraklıklara neden olmuştu.
Küresel Istıma ile Birleşen Tehdit
Uzmanlar, bu El Niño döngüsünün, insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkilerini katlayacağı konusunda uyarıyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), küresel sıcaklıkların son 150 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu ve El Niño'nun bu ısınmayı daha da artıracağını belirtiyor. WMO Genel Sekreteri Petteri Taalas, 'El Niño, zaten iklim değişikliğiyle mücadele eden bir dünyada ayrı bir sıcaklık dalgası getirecek. Bu, daha sık ve daha yoğun aşırı hava olayları anlamına geliyor' ifadelerini kullandı.
Özellikle Asya kıtası, El Niño'nun etkilerine karşı savunmasız durumda. Hindistan, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkeler, muson yağmurlarına bağımlı tarım sektörleri nedeniyle kuraklık riskiyle karşı karşıya. Aynı zamanda, okyanus sıcaklıklarındaki artış, tropikal siklonların şiddetlenmesine ve sıklaşmasına neden olacak. Pasifik adaları, deniz seviyesinin yükselmesi ve aşırı hava olaylarıyla mücadele ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz havzasında yer aldığı için El Niño’nun doğrudan etkileri sınırlı olsa da, küresel iklim değişikliğine bağlı etkiler hissedilebilir. Özellikle kuraklık ve aşırı sıcaklık dalgaları, tarım, su kaynakları ve enerji talebi üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Orta Doğu ve Asya’daki kuraklık ve gıda krizleri, Türkiye’nin ihracat pazarları ve göç dinamiklerini etkileyebilir. Uzun vadede, El Niño benzeri iklim olaylarının sıklaşması, Türkiye’nin su yönetimi, tarım politikaları ve afet hazırlık kapasitesini güçlendirmesini zorunlu kılıyor.