İsrail ordusunun Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentine yönelik uyguladığı tam kuşatma, bölgede yaşayan Filistinliler için hayatı felç etmiş durumda. Kentin belediye başkanı, yaptığı açıklamada El Halil'i 'afet bölgesi' olarak nitelendirerek uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu. İsrail güçlerinin tüm giriş çıkışları kapattığı kentte, temel gıda, ilaç ve yakıt sıkıntısı had safhaya ulaşmış durumda.
Kuşatmanın arka planı ve günlük yaşam
El Halil, Batı Şeria'nın en büyük ve en kalabalık Filistin kentlerinden biri. İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu bölgede, özellikle son aylarda artan gerilim, kentin tamamen kuşatılmasıyla yeni bir boyut kazandı. Belediye başkanının verdiği bilgilere göre, İsrail ordusu kentin ana giriş ve çıkış noktalarına beton bariyerler yerleştirmiş, hareketliliği tamamen durdurmuş durumda. Hastanelerde ilaç ve tıbbi malzeme stokları tükenmek üzere; ambulansların dahi kent içinde ve dışında hareket etmesi kısıtlanmış durumda.
Filistinli yetkililer, kuşatma nedeniyle binlerce ailenin temel ihtiyaç maddelerine ulaşamadığını, çocukların ve yaşlıların ciddi risk altında olduğunu belirtiyor. Eğitim kurumları tatil edilmiş, iş yerleri kepenk kapatmış, ekonomik hayat durma noktasına gelmiş durumda. Belediye başkanı, "El Halil artık bir afet bölgesi. Uluslararası toplumun derhal harekete geçmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, İsrail'in uyguladığı kuşatmanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve sivil halkın toplu cezalandırılması anlamına geldiğini vurguluyor. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil. Mısır ve Ürdün gibi bölge ülkeleri, durumu yakından takip ettiklerini açıklamakla yetiniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
El Halil'deki kuşatma, İsrail-Filistin çatışmasının son dönemdeki en ciddi tırmanmalarından biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, İsrail hükümetinin Batı Şeria'da uyguladığı sıkı güvenlik politikalarının, barış sürecini tamamen raydan çıkardığını ve iki devletli çözüm ihtimalini daha da zayıflattığını belirtiyor. Uluslararası toplumun etkisiz kalması, bölgede daha geniş çaplı bir istikrarsızlığa yol açabilir.
Son haftalarda İsrail güçleri ile Filistinliler arasında yaşanan çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybetti. El Halil'deki kuşatma, Filistin yönetiminin de tepkisini çekmiş durumda. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, konuyu BM Güvenlik Konseyi'ne taşıyacaklarını açıkladı. Ancak ABD'nin veto yetkisi nedeniyle Konsey'den bir karar çıkması zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak El Halil'deki kuşatmayı yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı henüz resmi bir açıklama yapmamış olsa da, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları bölgeye destek iletmek için çaba harcıyor. Kuşatmanın sürmesi, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimlerini ve insani yardım operasyonlarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşabilir. Türkiye'nin, Filistinlilerin haklarını savunma yönündeki tutumu, İslam dünyasındaki liderlik iddiasını pekiştirmesi açısından da kritik.