Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bulunan Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı kullanmama yönünde yeni bir uyarı yayınladı. Grup, havalimanının askeri hedef olarak görülebileceği imasında bulunarak, bölgedeki gerilimi artırdı. Uyarı, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını yeniden başlatabileceği sinyali olarak yorumlandı. Suudi yetkililerden henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Uyarının Arka Planı
Husiler, 2014'ten bu yana Yemen'in büyük bölümünü kontrol ediyor ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona karşı yıllardır savaşıyor. Grup, daha önce de Suudi Arabistan ve BAE'deki havalimanları ile enerji tesislerini hedef aldı. 2019'da Suudi Aramco tesislerine düzenlenen ve petrol arzını vuran saldırılar, Husilerin uzun menzilli silah kapasitesini göstermişti. Son uyarı, Birleşmiş Milletler öncülüğündeki ateşkes görüşmelerinin tıkandığı bir dönemde geldi. Husiler, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik ablukasının kaldırılmasını ve hava saldırılarının durdurulmasını talep ediyor. Uzmanlar, uyarının müzakere masasında baskı aracı olarak kullanıldığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Riyad Havalimanı, Suudi Arabistan'ın en büyük havalimanlarından biri ve bölgesel bir havacılık merkezi. Husilerin bu tür bir tehdidi, sadece Suudi Arabistan'ı değil, bölgedeki havayollarını ve yolcuları da etkileyebilir. Son dönemde Husilerin İsrail'e yönelik saldırıları ve Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik eylemleri, bölgesel istikrarı zaten tehdit ediyordu. Bu uyarı, Yemen savaşının daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yaparken, BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, siyasi çözüm için çabalarını sürdürüyor. Ancak sahadaki askeri tırmanma, barış umutlarını zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümü destekliyor ve Suudi Arabistan ile Husiler arasında arabuluculuk yapabilecek kapasitede. Riyad Havalimanı'na yönelik tehdit, Türk havayolları ve bölgede faaliyet gösteren Türk şirketleri için güvenlik riski oluşturuyor. Ayrıca, Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika ve Asya ile ticaret yollarını etkileyebilir. Türkiye, bölgesel gerilimin azaltılması için Suudi Arabistan ve İran ile dengeli bir diplomasi yürütüyor. Son uyarı, Ankara'nın Yemen'de kalıcı bir ateşkes için daha aktif rol alması gerektiğini gösteriyor.