İsrail muhalefet lideri ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu bölgedeki askeri kampanyaların hedeflerine ulaşamadığı gerekçesiyle sert bir dille eleştirdi. Eisenkot, Pazartesi günü sosyal medya platformu X'te yaptığı açıklamada, Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin birden fazla cephede yürütülen savaşın stratejik amaçlarına ulaşmada başarısız olduğunu savundu. Bu eleştiri, özellikle Gazze'deki Hamas ve Lübnan'daki Hizbullah'a karşı yürütülen operasyonların hedefleri konusunda geliyor.
Gelişmenin arka planı
Eisenkot, açıklamasında İsrail hükümetinin savaşın başından bu yana net bir strateji ortaya koyamadığını ve askeri ve diplomatik cephelerde somut başarısızlıklar yaşadığını belirtti. Özellikle Gazze'de Hamas'ın askeri ve siyasi kanadının tamamen yok edilemediğini, rehinelerin kurtarılmasında ilerleme kaydedilemediğini ve kuzey sınırındaki güvenlik tehditlerinin azalmadığını vurguladı. Eski genelkurmay başkanı ayrıca, İsrail'in uluslararası alanda giderek yalnızlaştığını ve diplomatik destek kaybı yaşadığını da sözlerine ekledi. Bu eleştiriler, Netanyahu hükümetinin savaş yönetimine yönelik muhalefet saflarındaki en üst düzey uyarılar arasında yer alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Eisenkot'un açıklamaları, İsrail'in Gazze'de yedi aydır devam eden kara harekâtının yanı sıra Lübnan sınırında Hizbullah ile yaşanan çatışmaların tırmandığı bir dönemde geldi. Analistlere göre bu eleştiriler, Netanyahu hükümetinin savunma ve güvenlik politikalarındaki zafiyetlerin yanı sıra ülke içindeki artan siyasi kutuplaşmayı da yansıtıyor. ABD başta olmak üzere uluslararası aktörler, İsrail'i Gazze'deki sivil kayıplar ve insani kriz nedeniyle sık sık uyarıyor. Eisenkot'un sözleri, savaşın maliyetine ve sürdürülebilirliğine dair toplumda artan sorgulamaları da gündeme taşıyor. İsrail basınında, Netanyahu'nun askeri hedeflere ulaşmaktan çok kendi siyasi geleceğini öncelediği yönünde yorumlar yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yakından izlediği İsrail-Filistin meselesine dair kritik bir analiz sunuyor. Eisenkot gibi güvenlik bürokrasisinin tecrübeli bir isminin Netanyahu yönetimini doğrudan hedef alması, İsrail'in iç siyasetindeki kırılganlığı gösteriyor. Ankara'nın iki devletli çözümü savunduğu ve Gazze'deki insani durumu gerekçe göstererek İsrail'e sert eleştiriler yönelttiği bu dönemde, İsrail hükümetinin içeriden gelen bu tür uyarılar diplomatik alanda yeni açılımlara zemin hazırlayabilir. Ancak Türkiye için asıl önemli olan, bölgedeki güç dengelerinin İsrail aleyhine değişmesinin Filistin davasına ve iki devletli çözümün geleceğine etkisidir. Bu bağlamda Eisenkot'un sözleri, İsrail'in savaş stratejisindeki zaafların Türkiye tarafından daha da iyi analiz edilmesi açısından bir fırsat sunuyor.