İngiltere siyasetinde hareketli günler yaşanıyor. Başbakan Sir Keir Starmer’ın son Başbakanlık Soru-Cevap (PMQ) oturumu bugün gerçekleşirken, kabine üyelerine veda hediyeleri dağıtılıyor. Starmer’ın, üzerinde oyma desenler bulunan bir masa saati aldığı belirtiliyor. Ancak Westminster kulislerinde asıl konuşulan, İşçi Partisi’nin eski lideri Ed Miliband’ın maliye bakanlığı (şansölye) için hâlâ yarışta olup olmadığı. Sam Coates ve Anne McElvoy’un analizine göre, Başbakan Yardımcısı Angela Rayner’ın yakın çevresindeki isimlerden biri olan Miliband’ın, Starmer’ın kabine değişikliğinde önemli bir role soyunabileceği konuşuluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Başbakan Starmer, görev süresinin sonuna yaklaşırken kabinesinde köklü değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, mevcut Maliye Bakanı Rachel Reeves’in görevde kalıp kalmayacağı henüz netlik kazanmadı. Ancak Reeves’in, özellikle bütçe açığı ve ekonomik büyüme konusundaki performansı nedeniyle eleştirilere maruz kaldığı biliniyor. Bu noktada, İşçi Partisi’nin sol kanadının önde gelen isimlerinden Ed Miliband’ın, enerji dönüşümü ve iklim politikalarındaki tecrübesiyle maliye bakanlığı için güçlü bir aday olduğu ifade ediliyor. Miliband’ın son dönemde yeşil sanayi stratejileri ve karbon nötr hedefleri konusunda attığı adımlar, onu uluslararası platformda da tanınan bir figür haline getirdi. Öte yandan, eski Başbakan Boris Johnson’ın yakın çalışma arkadaşlarından Andy Burnham’ın Manchester Belediye Başkanlığı’ndan ayrılma ihtimali, bölgesel yönetimlerde nasıl bir değişim olacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ed Miliband’ın maliye bakanı olması, yalnızca İngiltere iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel iklim ve enerji politikalarını da etkileyebilir. Miliband, İklim Değişikliği Bakanı olarak görev yaptığı dönemde COP26 gibi uluslararası zirvelerde aktif rol oynamıştı. Maliye bakanlığına gelmesi durumunda, Birleşik Krallık’ın yeşil dönüşüm için ayırdığı bütçenin artırılması ve karbon vergisi gibi araçların daha etkin kullanılması beklenebilir. Ayrıca, Starmer’ın son PMQ oturumunda Kemi Badenoch’un (Muhafazakar Parti’nin yükselen yıldızı) sert muhalefetiyle karşılaşması, siyasi atmosferin gerilimini artırıyor. Badenoch’un Starmer’a yönelttiği eleştirilerin, özellikle göç ve ekonomi politikaları üzerine yoğunlaşması bekleniyor. Bu gelişmeler, İngiltere’de genel seçim öncesinde partiler arası rekabetin kızıştığına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık’taki bu siyasi değişim rüzgârları, Türkiye’yi doğrudan ilgilendirmese de küresel ekonomik ve ticari bağlamda dolaylı etkiler yaratabilir. Ed Miliband’ın maliye bakanı olması, Yeşil Mutabakat ve karbon fiyatlandırması gibi konularda daha iddialı politikaların hayata geçirilmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye’nin Birleşik Krallık’a ihracatında karbon ayak izi standartlarının yükseltilmesini gündeme getirebilir. Ayrıca, Starmer hükümetinin son döneminde Brexit sonrası ticaret anlaşmalarını gözden geçirme ihtimali, Türkiye-İngiltere Serbest Ticaret Anlaşması’nın kapsamını etkileyebilir. Türkiye’nin bu süreçte, İngiltere’nin yeni ekonomi yönetiminin yeşil dönüşüm önceliklerini yakından takip etmesi ve olası düzenlemelere uyum sağlaması stratejik önem taşıyor.