ABD’de ilk kez çocuklu ailelerin yarısından fazlasında hem anne hem baba çalışarak aile bütçesine katkıda bulunuyor. Pew Araştırma Merkezi’nin ABD Nüfus Sayımı Güncel Nüfus Anketi verilerini analiz eden araştırmasına göre, 2024 itibarıyla ebeveynlerin yüzde 53’ü çift maaşlı hanelerde yaşıyor. Bu oran, 1970’te yalnızca yüzde 31 iken, yarım yüzyılda ciddi bir artış gösterdi. Araştırma, aile yapısındaki bu köklü dönüşümün ekonomik, sosyal ve kültürel birçok faktörün birleşimiyle gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
Çalışan Annelerin Yükselişi ve Değişen Roller
1970’lerde tipik Amerikan ailesinde baba çalışır, anne ev işleriyle ilgilenirdi. O dönemde hanelerin yalnızca üçte birinde her iki ebeveyn de iş gücüne katılıyordu. Bugün ise bu tablo tamamen değişmiş durumda. Kadınların iş hayatına katılım oranının artması, eğitim seviyelerinin yükselmesi ve ekonomik baskılar, çift maaşlı aile modelini yaygınlaştırdı. Özellikle 1980’lerden itibaren hız kazanan bu dönüşüm, 2000’lerde istikrar kazandı. Pew’in verileri, çift maaşlı hanelerin çoğunda her iki ebeveynin de tam zamanlı çalıştığını, sadece yüzde 13’ünde ebeveynlerden birinin yarı zamanlı çalıştığını gösteriyor.
Bu değişim sadece ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden tanımlanmasının bir sonucu olarak da görülüyor. Artık babalar da ev işlerinde ve çocuk bakımında daha fazla sorumluluk üstleniyor. Araştırmaya göre, 1970’te babaların yalnızca yüzde 4’ü ev işlerine eşit katkı sağlarken, bu oran 2024’te yüzde 21’e yükseldi. Benzer şekilde, annelerin iş yükü azalmasa da, erkeklerin ev içi rollerinde belirgin bir artış var.
Ekonomik ve Sosyal Etkiler
Çift maaşlı aile modelinin yaygınlaşması, hane gelirlerini artırırken, çocuk bakımı ve ev işleri konusunda yeni sorunları da beraberinde getiriyor. Özellikle pandemi sonrası esnek çalışma modelleri, bu aileler için bir çözüm haline geldi. Ancak çalışan anneler hâlâ iş-yaşam dengesi konusunda daha fazla zorluk yaşıyor. Pew anketine katılan annelerin yüzde 45’i, çocuk bakımı nedeniyle kariyerlerinde geri adım atmak zorunda kaldığını belirtirken, bu oran babalarda yüzde 20’de kalıyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, çift maaşlı haneler genellikle daha yüksek yaşam standardına sahip olsa da, gelir dağılımındaki eşitsizlikler de derinleşiyor. Yüksek eğitimli ve yüksek gelirli çiftlerin çift maaşlı olma olasılığı, düşük gelirli çiftlere göre daha fazla. Bu durum, ekonomik kutuplaşmayı artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu eğilim, Türkiye’de de benzer dinamiklerin izlenebileceğine işaret ediyor. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ortalamasının altında olmakla birlikte, son yıllarda artış eğiliminde. Ancak çocuk bakım hizmetlerinin yetersizliği ve toplumsal cinsiyet rolleri, çift maaşlı aile modelinin yaygınlaşmasını sınırlıyor. Türkiye’nin ekonomik büyüme hedefleri açısından kadın istihdamının artırılması kritik önem taşıyor. ABD örneği, kadınların iş hayatına katılımının sadece ekonomik büyüme değil, aynı zamanda aile içi rollerin dönüşümüyle de desteklenmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye’deki politika yapıcıların, çocuk bakımı desteği ve esnek çalışma modelleri gibi alanlarda daha kapsamlı adımlar atması, bu dönüşümü hızlandırabilir ve kadınların iş gücüne katılımında ABD seviyesine ulaşılmasına katkı sağlayabilir.