İngiltere Ulusal Suç Ajansı (NCA), ebeveynlere çocuklarının fotoğraflarını sosyal medya platformlarında paylaşmamaları yönünde önemli bir uyarıda bulundu. Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişmelerin, çocukların masum fotoğraflarının cinsel istismar materyali oluşturmak için kullanılma riskini katlanarak artırdığı belirtiliyor. NCA yetkilileri, özellikle yüz tanıma ve görüntü sentezleme algoritmalarının kötü niyetli kişilerce çocuk istismarı görüntüleri üretmek amacıyla kullanıldığını ifade ediyor.
Artan tehdit ve yapay zeka kullanımı
NCA'nın yayımladığı raporda, yapay zeka destekli araçların son yıllarda çocuklara yönelik cinsel istismar materyali (CSAM) üretiminde önemli bir artışa yol açtığı vurgulanıyor. Özellikle "deepfake" teknolojisiyle, mevcut fotoğraflardan gerçeğe yakın sahte görüntü ve videolar oluşturulabiliyor. Ajans, bu tür materyallerin tespit edilmesinin geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha zor olduğunun altını çiziyor. 2023'te İngiltere'de ele geçirilen CSAM miktarının bir önceki yıla göre %27 arttığı ve bunun büyük bir kısmının yapay zeka ile üretilmiş olabileceği belirtiliyor.
NCA, ebeveynlerin çocuklarının fotoğraflarını paylaşırken daha dikkatli olmaları gerektiğini; özellikle yüzün net göründüğü, okul forması veya özel kıyafetlerin bulunduğu görüntülerin paylaşılmamasını tavsiye ediyor. Ayrıca, sosyal medya hesaplarının gizlilik ayarlarının sıkılaştırılması ve yabancılarla görüntü paylaşılmaması gerektiği belirtiliyor. İnternet üzerinde çocuk güvenliği konusunda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları da benzer uyarılarda bulunarak, ebeveynlerin çocuklarının dijital ayak izini azaltması için bilinçlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Küresel boyut ve uluslararası iş birliği
Yapay zeka ile üretilen çocuk istismarı materyali sorunu sadece İngiltere'yle sınırlı değil. Birleşmiş Milletler ve Interpol, bu konuda uluslararası düzeyde alarm zilleri çalıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yasal boşluklar ve denetim eksikliği, suçluların işini kolaylaştırıyor. Interpol'ün 2024 raporunda, yapay zeka kaynaklı CSAM'ın küresel çapta %40 oranında arttığı ve bu suçla mücadelede ülkeler arası koordinasyonun elzem olduğu belirtiliyor. ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği ülkeleri, bu alanda ortak veri tabanları oluşturma ve yapay zeka tespit araçlarını geliştirme konusunda iş birliği yapıyor.
Teknoloji şirketleri de sorumluluk almaya başladı. Meta, Google ve TikTok gibi platformlar, yapay zeka ile üretilmiş istismar içeriklerini otomatik olarak tespit eden algoritmalar geliştirdiklerini duyurdu. Ancak eleştirmenler, bu çabaların yetersiz olduğunu ve şirketlerin kâr odaklı politikalarının önlemlerin etkinliğini sınırladığını savunuyor. İnsan hakları örgütleri, yapay zeka kaynaklı çocuk istismarına karşı küresel bir eylem planı oluşturulması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de çocukların dijital güvenliği konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Türkiye'de sosyal medya kullanımının yaygınlığı ve ebeveynlerin çocuk fotoğraflarını paylaşma alışkanlığı, benzer risklere açık olduğumuzu ortaya koyuyor. Emniyet Genel Müdürlüğü ve BTK'nın yapay zeka kaynaklı istismar materyaline karşı önlem alması, uluslararası veri tabanlarına entegre olması önem taşıyor. Ayrıca, 5651 sayılı İnternet Yasası kapsamında bu tür içeriklerin hızlıca kaldırılması ve faillerin tespiti için teknik altyapının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye'nin Interpol ile iş birliğini artırması, küresel mücadeleye katkı sağlayacaktır.