Yazar E. Jean Carroll, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğu ve iftira attığı gerekçesiyle açtığı davada jüri tarafından hükmedilen 5 milyon dolarlık tazminatın ödenmesi çağrısında bulundu. Trump'ın temyiz başvurusunun reddedilmesinin ardından Carroll'ın avukatları, 'Artık onun ödeme zamanı geldi' açıklamasını yaptı. Dava, 1990'larda bir mağazada yaşandığı iddia edilen olay ve Trump'ın Carroll'ı yalancılıkla suçlaması üzerine odaklanıyor.
Davanın arka planı ve temyiz süreci
E. Jean Carroll, 2019'da yayımlanan anı kitabında, 1990'ların ortasında New York'taki bir mağazada Donald Trump'ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti. Trump iddiaları şiddetle reddederek Carroll'ı 'yalancı' ve 'uydurma hikaye anlatıcısı' olarak nitelendirdi. Bunun üzerine Carroll, iftira davası açtı. 2023 yılında New York'ta görülen davada jüri, Trump'ı cinsel saldırı ve iftira suçlarından sorumlu bularak toplam 5 milyon dolar tazminat ödemesine hükmetti.
Trump'ın avukatları, kararın hatalı olduğunu savunarak temyize başvurdu. Ancak federal temyiz mahkemesi, Trump'ın itirazlarını reddederek kararı onadı. Mahkeme, jürinin değerlendirmesinin yeterli delile dayandığını ve Trump'ın savunmasının ikna edici olmadığını belirtti. Temyiz başvurusunun başarısız olması, Trump'ın tazminatı ödemesinin önündeki son engeli de kaldırmış oldu.
Siyasi ve hukuki boyut
Bu dava, Trump'ın başkanlık sonrası karşı karşıya kaldığı çok sayıdaki hukuki sorundan sadece biri. Trump, Georgia'da seçimlere müdahale, New York'ta iş kayıtlarında sahtecilik ve Florida'da gizli belgeleri yetkisiz bulundurma gibi suçlamalarla da karşı karşıya. Ancak Carroll davası, Trump'ın kişisel davranışlarına ilişkin bir sivil dava olması ve doğrudan maddi tazminat içermesi nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.
Trump'ın avukatları, temyiz sürecinin devam edebileceğini ve yeni bir başvuru yapabileceklerini belirtse de, hukuk uzmanları bu aşamada Trump'ın ödeme yapmaktan kaçınmasının zor olduğu görüşünde. Carroll'ın avukatı Roberta Kaplan, yaptığı açıklamada, 'Trump defalarca hukuku ve mahkeme kararlarını hiçe saydı. Ancak bu sefer ödeme yapmak zorunda. Artık onun için ödeme zamanı' ifadelerini kullandı.
Olay, sadece hukuki bir süreç olmanın ötesinde, ABD'de kadına yönelik şiddet ve iftira konularında kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Carroll'ın davayı kazanması, #MeToo hareketi için de bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, ABD'deki hukuk sisteminin işleyişine dair önemli bir örnek teşkil etse de, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir boyut taşımamaktadır. Ancak küresel ölçekte güçlü erkek figürlerin cinsel saldırı suçlamalarıyla yargılanması ve mahkum edilmesi, uluslararası kamuoyunda kadın hakları ve hukukun üstünlüğü açısından bir model oluşturabilir. Türkiye'de de benzer davaların daha etkin bir şekilde ele alınması yönünde toplumsal baskı oluşmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca, Trump gibi popülist bir liderin yargı karşısında geri adım atmak zorunda kalması, siyaset-hukuk ilişkisi bağlamında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tartışma konusu olabilir.