Dünya Bankası, Perşembe günü yayımladığı raporunda küresel büyüme tahminini pandemiden bu yana en düşük seviyeye indirdi. Orta Doğu'daki savaşın genişleyen ekonomik etkilerine dikkat çeken kurum, 2026 yılı için dünya genelinde büyüme oranının yüzde 2,5'e gerileyeceğini öngördü. Bu revizyon, özellikle İran'ın dahil olduğu çatışmaların ticaret yolları, enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirleri üzerinde yarattığı baskıyı yansıtıyor.
Revize Edilen Projeksiyonların Arkasındaki Nedenler
Dünya Bankası'nın haziran ayında yayımladığı önceki raporunda, 2025 için yüzde 2,7, 2026 için ise yüzde 2,8 büyüme öngörülüyordu. Ancak son aylarda İran ile İsrail arasında tırmanan gerilim, Yemen'de Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları ve bölgesel istikrarsızlığın derinleşmesi, küresel büyüme beklentilerini aşağı çekti. Raporda, çatışmaların doğrudan etkilediği ülkelerdeki ekonomik daralmanın yanı sıra, yüksek enerji fiyatları ve ticaret aksaklıklarının diğer ülkelere de yayıldığı belirtildi.
Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde büyüme tahminleri yüzde 3,5'ten yüzde 2,8'e düşürülürken, gelişmekte olan ülkelerin kırılganlığına vurgu yapıldı. Dünya Bankası Baş Ekonomisti Indermit Gill, “Çatışmaların ekonomik maliyeti artıyor ve bu sadece bölgeyle sınırlı kalmıyor; küresel ticaret, yatırım ve gıda güvenliği üzerinde kalıcı etkiler bırakıyor” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ekonomik Yansımalar
Kızıldeniz'deki gerginlik, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaretin önemli ölçüde aksamasına yol açtı. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği bu su yolu, alternatif rotaların kullanılması nedeniyle navlun maliyetlerini artırdı ve teslimat sürelerini uzattı. Ayrıca, petrol fiyatlarının varil başına 90 doların üzerinde seyretmesi, ithalatçı ülkeler üzerinde enflasyonist baskı yaratıyor. Dünya Bankası, özellikle düşük gelirli ülkelerin yüksek faiz oranları ve borç yüküyle mücadele ederken, bu krizin kalkınma hedeflerini daha da uzaklaştırdığını vurguladı.
Avrupa Birliği ve ABD, bölgede istikrarın sağlanması için diplomatik çabalarını sürdürürken, ticaret rotalarının çeşitlendirilmesi ve enerji arz güvenliği gündemdeki yerini koruyor. Ancak Dünya Bankası'nın raporu, kısa vadede çatışmaların sona ermediği takdirde ekonomik görünümün daha da kötüleşebileceği uyarısını yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlı yapısı ve bölgesel ticaret koridorlarındaki konumu nedeniyle özellikle önem taşıyor. İran ile yaşanacak geniş çaplı bir çatışma, doğalgaz ve petrol fiyatlarını daha da yukarı çekerek cari açığı büyütebilir. Ayrıca, Orta Doğu'daki belirsizlik, Türkiye'nin ihracat pazarlarını daraltabilir ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Dünya Bankası'nın revize ettiği tahminler, Türkiye'nin 2025-2026 dönemi için büyüme hedeflerinde de aşağı yönlü riskler oluşturuyor. Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve alternatif ticaret yolları geliştirme çabaları, bu kriz ortamında daha da kritik hale geliyor.