Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından açıklanan verilere göre, küresel mal ticareti jeopolitik gerilimlere ve artan korumacılık eğilimlerine rağmen ivme kazanmaya devam ediyor. DTÖ'nün Mal Ticaret Barometresi, Temmuz ayında 102 değerine yükselerek 100 olan eşik değerinin üzerinde kaldı. Bu, mal ticaretinin orta vadeli ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini gösteriyor. Barometrenin 100'ün üzerinde olması, ticaret hacminin genişleme bölgesinde olduğuna işaret ediyor.
Göstergenin Ayrıntıları ve Bileşenleri
DTÖ'nün mal ticaret barometresi, altı ana bileşenden oluşuyor: konteyner taşımacılığı, hava kargo, ihracat siparişleri, otomotiv ürünleri ticareti, elektronik bileşenler ve hammadde ticareti. Temmuz verilerine göre, özellikle konteyner taşımacılığı ve hava kargo endekslerindeki toparlanma dikkat çekiyor. Konteyner taşımacılığı endeksi, küresel liman yoğunluğundaki artışa bağlı olarak yükselişini sürdürdü. Hava kargo endeksi ise e-ticaret hacmindeki canlanma ve bazı bölgelerde üretim faaliyetlerindeki artışla desteklendi.
Öte yandan, ihracat siparişleri endeksi son aylarda dalgalı bir seyir izlese de genel olarak pozitif bölgede kaldı. Otomotiv ürünleri ticareti, çip kıtlığının hafiflemesi ve elektrikli araç talebindeki artışla toparlanma sinyali veriyor. Elektronik bileşenler tarafında ise yarı iletken talebindeki yavaşlama bazı riskler barındırıyor; ancak yapay zeka teknolojilerine yönelik yatırımlar bu baskıyı kısmen dengeliyor.
Jeopolitik Gerilimlere Rağmen Ticaretin Dayanıklılığı
DTÖ yetkilileri, ticaretin jeopolitik şoklara karşı beklenenden daha dayanıklı olduğunu vurguluyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki istikrarsızlık ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle küresel tedarik zincirleri zaman zaman kesintiye uğrasa da, ticaret akışları alternatif rotalar üzerinden devam ediyor. Özellikle Asya-Avrupa hattında Ümit Burnu üzerinden yapılan taşımacılık maliyetleri artırsa da, toplam ticaret hacmi üzerindeki etkisi sınırlı kaldı.
ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı ve teknoloji rekabeti, bazı ürün gruplarında kısıtlamalara yol açsa da, bu durum küresel ticaretin genel yönünü tersine çeviremedi. DTÖ, gelişmekte olan ekonomilerin ticaret hacmindeki payının arttığını ve Güney-Güney ticaretinin giderek güçlendiğini belirtiyor. Özellikle Asya bölgesi, küresel mal ticaretinin lokomotifi olmayı sürdürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mal ticaret barometresindeki iyileşme, küresel ekonomik büyüme için olumlu bir sinyal olarak yorumlanıyor. Ancak DTÖ, jeopolitik risklerin ve korumacı politikaların önümüzdeki dönemde ticaret üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle 2024 yılında yapılacak seçimlerin ticaret politikalarını etkileyebileceği ve ticaret kısıtlamalarının artabileceği belirtiliyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kurumlar da küresel ticaretteki toparlanmanın büyümeyi desteklediğini ancak risklerin sürdüğünü ifade ediyor. Avrupa Birliği'nde ekonomik aktivitenin zayıf seyretmesi, Çin'de emlak krizinin devam etmesi ve ABD'de faiz oranlarının yüksek kalması, ticaret üzerindeki başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.
DTÖ'nün bir sonraki barometre güncellemesi Kasım ayında açıklanacak. Uzmanlar, yıl sonuna doğru ticaret hacminin mevsimsel faktörler ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak dalgalanabileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel mal ticaretindeki canlanma, Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme stratejisi açısından kritik önem taşıyor. AB'nin Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olması nedeniyle, Avrupa'daki talep artışı Türk ihracatçısı için doğrudan fırsat yaratıyor. Özellikle otomotiv, tekstil ve elektronik sektörlerinde siparişlerin artması bekleniyor. Ancak Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları ve lojistik maliyetlerdeki dalgalanmalar, Türkiye'nin Asya ve Orta Doğu'ya yönelik ihracatında risk oluşturuyor. DTÖ verileri, Türkiye'nin küresel ticaretteki payını artırması için bir pencere olduğunu gösteriyor; ancak korumacılık eğilimleri ve jeopolitik gerilimler bu fırsatı sınırlayabilir.