Küresel piyasalarda Salı günü önemli bir dönüş yaşandı. ABD'de açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin altında kalması, doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesine neden oldu. Veri öncesinde yüzde 40 seviyesinde olan bu ay faiz artışı ihtimali, yüzde 13'e geriledi. Petrol fiyatları ise sınırlı bir yükseliş kaydetti. Yatırımcılar, Fed'in nasıl bir adım atacağını anlamaya çalışırken, gelişmekte olan ülke para birimleri rahat bir nefes aldı.
Gelişmenin arka planı: Enflasyon verisi ve faiz beklentileri
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi, enflasyonun aylık bazda yüzde 0,1, yıllık bazda ise yüzde 3,0 arttığını gösterdi. Piyasa beklentisi aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 3,1 artış yönündeydi. Özellikle çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalması, Fed'in sıkılaştırma döngüsünde sona yaklaştığına dair sinyaller olarak yorumlandı. Veri öncesinde CME FedWatch aracına göre yüzde 40 olan Temmuz ayında faiz artırımı olasılığı, veri sonrası yüzde 13'e kadar düştü. Bu ani düşüş, dolar endeksini (DXY) yüzde 0,6 gerileterek üç haftanın en düşük seviyesi olan 102,50'ye çekti. Dolar, özellikle Japon yeni ve sterlin karşısında belirgin kayıplar yaşadı; yen karşısında yüzde 0,8, sterlin karşısında yüzde 0,5 değer kaybetti. Euro/dolar paritesi ise 1,08 seviyesine yükseldi.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol ve gelişen piyasalar
Dolardaki zayıflama, emtia piyasalarında da etkili oldu. Brent petrol varil fiyatı, doların değer kaybına rağmen sadece yüzde 0,2 artışla 79,5 dolara yükseldi. Analistler, petrol fiyatlarındaki sınırlı artışı, Çin'den gelen zayıf talep verileri ve küresel resesyon endişelerine bağlıyor. Suudi Arabistan ve Rusya'nın arz kesintileri ise fiyatları desteklemeye devam ediyor. Gelişmekte olan ülkelerde, doların zayıflamasıyla birlikte para birimleri değer kazandı. Türk lirası, Meksika pesosu ve Güney Afrika randı dolar karşısında yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında değer kazandı. Enflasyon verisi, yatırımcıların risk iştahını artırırken, ABD borsaları günü yükselişle tamamladı. S&P 500 endeksi yüzde 0,6, Dow Jones ise yüzde 0,4 değer kazandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD faiz artırım beklentilerindeki bu düşüş, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Doların zayıflaması, Türk lirası üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletirken, ithalat maliyetlerini düşürebilir. Ancak Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık sorunları düşünüldüğünde, kısa vadeli iyimserliğin sınırlı kalması muhtemel. Merkez Bankası'nın faiz politikası ve yurt içi talebin seyri, TL'nin kalıcı değer kazanımı için belirleyici olacaktır. Küresel likidite artışı, Türkiye'ye sermaye girişini teşvik edebilir, ancak jeopolitik riskler ve yapısal sorunlar dikkate alındığında, temkinli olunması gerekiyor.