Demokratik Ulusal Komite'nin (DNC) 2024 başkanlık seçimlerindeki yenilgisini analiz eden 20 sayfalık otopsi raporu, Gazze ve İsrail'e tek bir kez bile atıfta bulunmuyor. The Intercept'te yayımlanan habere göre, raporun kısıtlılıklarının sorumlusu olarak yazarını suçlayan DNC yetkililerinin aksine, araştırmaya katılan bir kaynak, yazarın Filistin meselesinin Kamala Harris'in kampanyasını "açıkça" zedelediğinin farkında olduğunu belirtti. Bu eksiklik, Biden-Harris yönetiminin İsrail politikasının seçim sonuçları üzerindeki etkisine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Raporun arka planı ve DNC'nin tutumu
DNC, Kasım 2024 seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Donald Trump karşısında yenilgiye uğrayan Kamala Harris'in hangi faktörler nedeniyle kaybettiğini anlamak için bir "otopsi" raporu hazırlattı. Raporda genel olarak ekonomi, göç ve kampanya stratejisi gibi başlıklar ele alınırken, dış politika konularına yüzeysel olarak değinildi. Ancak Gazze savaşı ve ABD'nin İsrail'e verdiği sürekli destek, raporda tamamen göz ardı edildi.
Oysa ki, Michigan ve Minnesota gibi salıncak eyaletlerdeki Arap Amerikalı ve Müslüman seçmenlerin protesto oyları ve "henüz kararsız" tercihleri, Harris'in bu kritik bölgelerdeki performansını doğrudan etkiledi. Raporun yazarının bu gerçeği anlamış olmasına rağmen raporda yer vermemesi, DNC yönetiminin bu konuyu hassas bulduğu yönünde yorumlandı.
Bölgesel ve küresel etkiler
ABD siyasetinde Gazze'nin seçimlerde oynadığı rol, sadece iç siyasi tartışmaların ötesinde bir anlam taşıyor. Biden yönetiminin İsrail'e askeri ve diplomatik desteği, birçok ilerici ve azınlık seçmen nezdinde ABD'nin uluslararası itibarını zedelerken, Demokrat Parti tabanında derin bölünmelere yol açtı. Michigan'daki "Oy Verilmeyen" kampanyası, bu kırılmanın somut bir yansıması olarak öne çıktı.
Raporda Gazze'nin hiç anılmaması, Demokrat Parti'nin Orta Doğu politikasında bir değişikliğe gitmeyeceği veya bu konudaki eleştirileri dikkate almayacağı izlenimi veriyor. Bu durum, ilerici tabanın partiye olan güvenini daha da sarsabilir ve 2026 ara seçimleri ve 2028 başkanlık seçimlerinde Demokratların toparlanmasını zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD seçimlerinde Gazze faktörünün Demokrat Parti içinde yarattığı bu tartışma, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından iki önemli mesaj taşıyor. Birincisi, ABD'deki seçmen kitlesinin önemli bir bölümünün İsrail'e koşulsuz desteği sorgulamaya başlaması, uzun vadede ABD dış politikasında Filistin sorununa daha dengeli yaklaşılmasına yol açabilir. İkincisi, DNC'nin bu gerçeği görmezden gelme çabası, ABD'nin bölgesel ittifaklarında yaşanan güven bunalımını derinleştiriyor. Türkiye, bu süreçte kendi arabuluculuk ve insani yardım çabalarını vurgulayarak, hem bölgesel hem de küresel kamuoyunda daha aktif bir rol üstlenebilir.