ABD Senatörü Elizabeth Warren, JPMorgan Chase CEO'su Jamie Dimon'a, bankacıların ikramiyelerine getirilmesi planlanan vergi konusunda, hüküm giymiş seks suçlusu Jeffrey Epstein'ın tavsiyesiyle İngiltere hükümeti nezdinde lobi faaliyeti yürütüp yürütmediğini sordu. Warren'ın Dimon'a gönderdiği mektupta, Epstein'ın JPMorgan ile uzun süreli müşteri ilişkisi ve Dimon'la doğrudan temasları olduğu iddialarına yer verildi. Bu gelişme, küresel finans devi JPMorgan'ı Epstein skandalının ortasına çekerken, bankacılık sektöründe etik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Epstein bağlantısı ve lobi iddiaları
Senatör Warren, Dimon'a yazdığı mektupta, Epstein'ın 2013 yılında İngiltere'nin bankacılık bonus vergisi planlaması sürecinde JPMorgan'a danışmanlık yaptığını ve Dimon'ın bu görüşmelerde Epstein'ın tavsiyelerini kullanarak İngiliz yetkililerle lobi toplantıları yaptığını öne sürdü. Warren, "Bay Dimon, Epstein'ın tavsiyeleri doğrultusunda İngiltere hükümetine baskı yapmak için JPMorgan'ın küresel ağını kullandı mı?" sorusunu yöneltti. JPMorgan sözcüsü ise konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapmazken, şirketin Epstein'la ilişkisinin 2013 yılında sona erdiğini ve o dönemdeki tüm iç denetimlerin tamamlandığını belirtti.
Epstein, 2019 yılında federal insan kaçakçılığı ve cinsel istismar suçlamalarıyla tutuklanmış, cezaevinde ölü bulunmuştu. JPMorgan, geçen yıl Epstein'ın mağdurlarına 290 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etmiş, ancak bankanın yöneticilerinin Epstein'ın suçlarından haberdar olduğu iddiaları gündeme gelmişti. Dimon, daha önceki ifadelerinde Epstein'la kişisel olarak birkaç kez görüştüğünü doğrulamıştı.
Bankacılık bonus vergisi tartışması yeniden alevleniyor
Warren'ın mektubu, İngiltere'de bankacılık bonuslarına yönelik vergi düzenlemelerinin tartışıldığı bir döneme denk geldi. İngiltere Maliye Bakanlığı, 2025 bütçesinde bankacılık ikramiyelerine yüzde 45'e varan oranlarda vergi getirilmesini değerlendiriyor. JPMorgan, Londra'da yaklaşık 30 bin kişiyi istihdam ediyor ve İngiltere'deki en büyük yabancı bankalardan biri konumunda. Warren, Dimon'a yazdığı mektupta, "JPMorgan'ın vergi kaçırma ve lobi faaliyetlerinde Epstein gibi bir figürü kullanması, bankacılık sektörünün etik standartlarına gölge düşürmektedir" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, bu gelişmenin uluslararası bankacılık düzenlemelerinde yeni bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor. Wall Street'te bonus vergileri ve etik kurallar konusunda artan baskı, bankaların lobi stratejilerini yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. JPMorgan hisseleri, haberin ardından yüzde 1,2 değer kaybetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uluslararası finans merkezi olma hedefi doğrultusunda bankacılık düzenlemelerini sıkılaştırırken, bu tür skandallar küresel finansal sistemdeki etik zafiyetleri gözler önüne seriyor. Türk bankacılık sektörü, yabancı yatırımcı güvenini artırmak için uluslararası standartlara uyum sağlamaya çalışırken, JPMorgan vakası, büyük finans kurumlarının denetim mekanizmalarının yetersiz kalabileceğini hatırlatıyor. Ayrıca, İngiltere'deki bonus vergisi tartışmaları, Türkiye'nin Londra merkezli finansal ilişkilerini doğrudan etkilemese de, küresel vergi rekabeti ve düzenleme uyumu açısından izlenmesi gereken bir örnek teşkil ediyor.