Demokrat Parti'nin 2028 Beyaz Saray yarışı için hazırladığı ön seçim planı, uzun süredir göz ardı edilen bir seçmen kitlesine, Yerli Amerikalılara yeni bir siyasi güç kazandıracak. Axios'un haberine göre, bu strateji Cumhuriyetçilerin ve Demokratların dikkatini çekmeyen Kızılderili topluluklarını merkeze alıyor. Değişim, özellikle Arizona, Nevada, Wisconsin ve Kuzey Karolina gibi kritik eyaletlerde Yerli oylarının seçim sonuçlarını belirleyebileceği gerçeğinden kaynaklanıyor.
Yerli Seçmenlerin Artan Önemi
Yerli Amerikalılar, ABD nüfusunun yaklaşık yüzde 2'sini oluşturuyor ancak belirli bölgelerde yoğunlaşmaları nedeniyle seçimlerde orantısız bir etkiye sahipler. 2020 seçimlerinde Arizona'da Yerli oyları, Joe Biden'ın marjinal farkla kazanmasında kilit rol oynadı. Benzer şekilde, 2022 ara seçimlerinde de yerli toplulukların oy verme eğilimleri dikkat çekti. Demokratlar, bu potansiyeli harekete geçirmek için ön seçim takvimini ve kaynak dağılımını yeniden düzenliyor.
Axios'un analizine göre, Demokrat Ulusal Komitesi (DNC) 2028 için hazırladığı ön seçim takviminde, Yerli nüfusun yoğun olduğu eyaletlere daha fazla önem veriyor. Örneğin, Arizona ve Nevada gibi eyaletlerin ön seçimlerde daha erken oy kullanması öngörülüyor. Bu, adayların bu bölgelerde daha fazla kampanya yürütmesini ve yerli toplulukların taleplerine kulak vermesini sağlayacak.
Demokrat stratejistler, Yerli seçmenlerin sandığa gitme oranının düşük olmasının nedenlerini araştırıyor. Ulaşım zorlukları, kayıt süreçlerindeki engeller ve siyasi yabancılaşma gibi faktörler, bu topluluğun oy gücünü sınırlıyor. Parti, bu engelleri aşmak için yerel liderlerle iş birliği yapmayı ve özel kampanyalar düzenlemeyi planlıyor.
Cumhuriyetçilerin Karşı Hamlesi ve Bölgesel Dinamikler
Cumhuriyetçiler de Yerli oylarını kazanmak için harekete geçmiş durumda. Özellikle enerji projeleri ve arazi hakları konusunda Yerli topluluklarla iş birliği yaparak destek kazanmaya çalışıyorlar. Ancak Demokratlar, sağlık, eğitim ve çevre koruma gibi konularda Yerli toplulukların daha yakın olduğu politikaları vurgulayarak fark yaratmayı hedefliyor.
Demokratların bu hamlesi, sadece başkanlık seçimleri için değil, Kongre ve eyalet düzeyindeki seçimler için de önemli. Yerli temsilcilerin sayısının artması, federal politikaların şekillenmesinde etkili olabilir. Örneğin, Yerli toplulukların su hakları, madencilik izinleri ve kültürel mirasın korunması gibi konularda daha güçlü bir ses elde etmesi bekleniyor.
2028 seçimlerine daha iki yıldan fazla süre olmasına rağmen, Demokratların bu stratejisi şimdiden tartışma yaratmış durumda. Bazı uzmanlar, Yerli seçmenlerin tek bir partiye bağlı olmadığını ve adayların somut vaatlerde bulunması gerektiğini belirtiyor. Yine de, bu hamle, Yerli Amerikalıların siyasi arenada daha görünür hale gelmesinin bir işareti olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de Yerli Amerikalı seçmenlerin siyasi ağırlığının artması, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel yerli hakları hareketine ivme kazandırabilir. Türkiye, kendi sınırları içinde farklı etnik gruplara sahip bir ülke olarak, azınlık hakları ve temsil konusundaki gelişmeleri yakından izliyor. ABD'deki bu değişim, uluslararası platformlarda yerli halkların haklarına yönelik tartışmaları güçlendirebilir ve Türkiye'nin BM gibi forumlardaki pozisyonunu dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, ABD iç siyasetindeki bu tür dinamikler, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni lobi faaliyetlerine kapı aralayabilir.