Malta'da 2017 yılında bombalı saldırıyla öldürülen araştırmacı gazeteci Daphne Caruana Galizia cinayetini azmettirdiği iddia edilen iş insanı Yorgen Fenech'in, cinayeti gerçekleştiren kişilerin avukatlık ücretlerini ödediği ortaya çıktı. Mahkeme belgelerine yansıyan iddiaya göre Fenech, üç sanığın yasal masrafları için yaklaşık 400.000 Euro (343.000 sterlin) harcadı. Bu gelişme, zaten karmaşık olan davanın seyrini değiştirebilir.
Arka plan: Daphne Caruana Galizia cinayeti
Daphne Caruana Galizia, Malta'da yolsuzluk ve organize suçla ilgili haberleriyle tanınan bir araştırmacı gazeteciydi. 16 Ekim 2017'de evinin yakınında arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Cinayet, Avrupa genelinde büyük yankı uyandırdı ve Malta hükümetine yönelik eleştirileri artırdı. Polis, saldırıyı gerçekleştiren üç kişiyi kısa sürede yakaladı ancak azmettiricinin kim olduğu uzun süre belirsiz kaldı.
2020 yılında iş insanı Yorgen Fenech, cinayeti azmettirmek suçlamasıyla tutuklandı. Fenech, dönemin başbakanı Joseph Muscat'a yakınlığıyla biliniyor ve enerji sektöründe faaliyet gösteriyordu. Muscat, Fenech'in tutuklanmasının ardından istifa etmek zorunda kaldı. Dava, Malta'nın hukuk sisteminin bağımsızlığı ve yolsuzlukla mücadele konusunda ciddi soru işaretleri barındırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Daphne Caruana Galizia'nın öldürülmesi, sadece Malta için değil, tüm Avrupa için bir dönüm noktası oldu. Olay, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve organize suçla mücadele konularında AB kurumlarının harekete geçmesine neden oldu. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi, Malta'ya yönelik denetimlerini artırdı. Dava, aynı zamanda küçük ada ülkelerinin küresel organize suç ağlarıyla mücadelesindeki zorlukları da gözler önüne seriyor.
Fenech'in avukatlık ücretlerini ödeyerek sanıkların sessiz kalmasını sağlamaya çalıştığı iddiası, davanın seyrini etkileyebilir. Eğer sanıklar, Fenech aleyhine ifade verirse, bu durum Malta'daki yolsuzluk iddialarının daha da derinleşmesine yol açabilir. Öte yandan, bu tür mali ilişkilerin ortaya çıkması, Malta'nın kara para aklama ve yolsuzlukla mücadele konusundaki zafiyetini bir kez daha gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malta'daki bu dava, Türkiye için iki açıdan önemlidir. Birincisi, basın özgürlüğü ve gazeteci cinayetleri konusunda Türkiye de Avrupa Konseyi ve AB tarafından benzer eleştirilere maruz kalmaktadır. İkincisi, Malta'nın organize suç ve kara para aklama ile mücadelesindeki eksiklikler, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz bölgesinde güvenlik iş birliğini zorunlu kılmaktadır. Türkiye, bu tür davalardan ders çıkararak yargı bağımsızlığını güçlendirmeli ve basın özgürlüğünü korumalıdır. Ayrıca, uluslararası polis ve yargı iş birliği mekanizmalarına katılımını artırması, hem kendi güvenliği hem de bölgesel istikrar için faydalı olacaktır.