ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, Cumhuriyetçilerin Kasım ayındaki ara seçimlerde Temsilciler Meclisi ve Senato'nun kontrolünü elinde tutmak için eşit derecede zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Trump'ın bu değerlendirmesi, Temsilciler Meclisi'nde çok daha çetin bir yarış olacağına dair tahminlere rağmen geldi. Ancak parti, Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu kırmızı eyaletlerde bile yüz milyonlarca dolar harcayarak kampanyalara kaynak aktarmaya devam ediyor.
Ara Seçimlerde Zorlu Denklem
ABD'de 6 Kasım 2018'de yapılacak ara seçimler, Başkan Trump'ın ilk döneminin ortasında Kongre'nin her iki kanadının da kontrolünü belirleyecek. Anketler, Temsilciler Meclisi'nde Demokratların çoğunluğu ele geçirebileceğine işaret ederken, Senato yarışının Cumhuriyetçilerin lehine daha dengeli olduğu belirtiliyor. Trump, Salı günü Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Her iki mecliste de zorlu bir savaş vereceğiz. Ama Temsilciler Meclisi'nde işler daha da zor olabilir" dedi. Başkan, partisinin bu zorluğun üstesinden geleceğine inandığını ifade etti.
Cumhuriyetçi Ulusal Komite (RNC) ve bağlantılı süper PAC'ler, bu seçim döneminde şimdiye kadar yüz milyonlarca dolar topladı. Federal Seçim Komisyonu'na (FEC) sunulan son raporlara göre, Cumhuriyetçi kampanyalar Temmuz ayı sonu itibarıyla 300 milyon doları aşkın nakit rezervine sahip. Bu paranın önemli bir kısmı, Texas, Tennessee, Missouri ve Indiana gibi Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu eyaletlerdeki yarışlara yönlendiriliyor. Parti stratejistleri, bu eyaletlerde bile rekabetin arttığını ve kaynakların buralara da kaydırılması gerektiğini belirtiyor.
Demokratlar ise aynı dönemde yaklaşık 250 milyon dolar topladı. Ancak Demokrat adayların özellikle banliyö bölgelerinde ve Cumhuriyetçilerin son yıllarda kazandığı bazı seçim bölgelerinde güçlü bir ivme yakaladığı ifade ediliyor. Cumhuriyetçi stratejistler, Temsilciler Meclisi'ndeki 23 sandalyeyi kaybetmeleri halinde çoğunluğu Demokratlara kaptıracaklarını hesaplıyor. Senato'da ise 51-49'luk dar çoğunluğu korumak için özellikle Batı Virginia, Kuzey Dakota ve Montana gibi eyaletlerdeki yarışlara odaklanmış durumdalar.
Kırmızı Eyaletlerde Artan Rekabet
Kırmızı eyaletler olarak bilinen ve Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu bölgelerde bile parti, savunma harcamalarını artırıyor. Texas'ta Senato koltuğunu korumaya çalışan Cumhuriyetçi Ted Cruz'un kampanyası, Demokrat rakibi Beto O'Rourke'un beklenmedik yükselişi karşısında ek kaynak talebinde bulundu. Benzer şekilde Tennessee'de valilik yarışı ve Indiana'da Senato koltuğu için yapılan harcamalar, partinin bu eyaletlerdeki yarışları hafife almadığını gösteriyor.
Trump yönetiminin ekonomi politikaları ve vergi indirimleri, Cumhuriyetçilerin kampanya mesajının merkezinde yer alıyor. Başkan, son mitinglerinde işsizlik rakamlarının düşük olduğunu ve ekonominin güçlü olduğunu vurgulayarak seçmenleri sandığa gitmeye çağırıyor. Ancak göçmenlik konusundaki sert söylemler ve ticaret savaşları, özellikle tarım eyaletlerinde bazı Cumhuriyetçi seçmenlerde endişe yaratmış durumda. Parti, bu dengeleri gözeterek hem tabanını motive etmeye hem de bağımsız seçmenleri ikna etmeye çalışıyor.
Demokratlar ise sağlık sigortası, eğitim ve göçmenlik konularını öne çıkararak Cumhuriyetçilerin zayıf noktalarına vurmayı hedefliyor. Özellikle kadın seçmenler ve gençler arasında Demokratlara yönelik artan bir ilgi olduğu anketlere yansıyor. Cumhuriyetçi stratejistler, bu eğilimi tersine çevirmek için özellikle ekonomik verilere ve vergi reformunun yararlarına odaklanan reklam kampanyalarına ağırlık veriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ara seçimleri, sadece ülke iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel ekonomik ve siyasi dinamikleri de etkileyebilecek bir süreç. Kongre'nin kontrolünün değişmesi halinde, Trump yönetiminin ticaret politikaları, İran'a yönelik yaptırımlar ve NATO ile ilişkiler gibi konularda yasama süreçlerinde zorluklar yaşanabilir. Özellikle Temsilciler Meclisi'nin Demokratların kontrolüne geçmesi, Başkan Trump'ın yasama gündemini sekteye uğratabilir ve bazı atamaların onaylanmasını geciktirebilir. Senato'da Cumhuriyetçi çoğunluğun korunması ise yargı atamaları ve dış politika konularında yönetimin elini güçlendirebilir.
Avrupa başkentleri, özellikle ticaret tarifeleri ve iklim politikaları konusunda ABD'nin pozisyonunun nasıl şekilleneceğini yakından izliyor. Ara seçim sonuçları, Transatlantik ilişkilerde dengelerin değişip değişmeyeceğine dair sinyaller verebilir. Ayrıca, ABD'nin uluslararası kurumlardaki tutumu ve küresel ticaret düzenine yaklaşımı da Kongre'nin kompozisyonundan etkilenebilir.
Türkiye açısından bakıldığında, ABD Kongresi'ndeki güç dengeleri, ikili ilişkilerdeki bazı dosyaları doğrudan etkileyebilir. Özellikle Suriye'deki YPG/PKK varlığı, F-35 programı ve İran yaptırımları gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici olabilir. Cumhuriyetçilerin her iki mecliste de çoğunluğu koruması, Trump yönetiminin Türkiye ile yürüttüğü bazı müzakerelerde elini rahatlatabilir. Ancak Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması halinde, Türkiye karşıtı bazı yasa tekliflerinin gündeme gelme ihtimali artabilir. Bu nedenle Ankara, seçim sonuçlarını ve Kongre'deki olası değişimleri dikkatle takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimleri, Türkiye-ABD ilişkilerinde kritik dosyaların seyrini etkileyebilecek bir faktör. Kongre'nin kontrolü değişirse, özellikle Suriye politikası, F-35 krizi ve İran yaptırımları konusunda Türkiye'ye yönelik tutum farklılaşabilir. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması, Trump yönetiminin Türkiye ile yürüttüğü diyalog kanallarının sürmesini sağlayabilir. Ancak Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması, Türkiye aleyhine yasama girişimlerinin hız kazanmasına yol açabilir. Ankara, sonuçları ekonomi ve güvenlik açısından yakından izleyecek.