ABD Senatosu'ndaki Cumhuriyetçi kampanya kolu, Alaska, Iowa ve Ohio gibi geleneksel olarak kırmızı kabul edilen üç eyaletteki koltukları savunmak için olağanüstü bir ek kaynak talebinde bulundu. Axios'un elde ettiği ve Perşembe günü gönderilen bir nota göre, Ulusal Cumhuriyetçi Senato Komitesi (NRSC) 8.9 milyon dolarlık bir kaynak talep ediyor. Bu talep, partinin kendi kalesi sayılan bölgelerde bile ciddi bir rekabetle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Seçim yılında savunma harcamaları
2026 ara seçimlerine yaklaşılırken, Cumhuriyetçi Parti'nin Senato'daki çoğunluğunu koruma çabası hız kazanmış durumda. NRSC'nin talebi, normalde milyonlarca dolar harcamanın gerekmediği eyaletlerde bile Demokrat adayların güçlü kampanyalar yürüttüğünü ortaya koyuyor. Alaska'da görevdeki Cumhuriyetçi senatörün karşısında ılımlı bir Demokrat'ın yanı sıra bağımsız bir adayın da yarışıyor olması, muhafazakar oyları bölebilir. Iowa'da ise son seçimlerde Cumhuriyetçiler kazanmış olsa da, kırsal kesimdeki ekonomik hoşnutsuzluk ve Demokratların yeniden yapılanma çabaları partiyi endişelendiriyor. Ohio, son yıllarda Cumhuriyetçilerin kalesi haline gelmiş olsa da, Senato koltuğu için yapılan anketlerde farkın kapandığı bildiriliyor. NRSC'nin 8.9 milyon dolarlık talebi, bu üç eyalette televizyon reklamları, saha operasyonları ve dijital kampanyalar için kullanılacak.
Notta ayrıca, bu kaynağın acil ihtiyaç duyulan "savunma" harcamaları olduğu vurgulanıyor. Normalde NRSC, kaynaklarını Demokratların elindeki koltukları kazanmaya (hücum) ayırırken, şimdi kendi koltuklarını korumak için ekstra fon ayırmak zorunda kalıyor. Bu durum, partinin iç anketlerinde Alaska, Iowa ve Ohio'da beklenmedik şekilde zayıfladığını gösteriyor olabilir. Axios'a konuşan bir Cumhuriyetçi stratejist, "Bu eyaletlerde herhangi birini kaybedersek, Senato çoğunluğunu kaybederiz" dedi. Parti içinde, bağış toplama konusunda da sıkıntılar olduğu ve büyük bağışçıların bu döngüde daha isteksiz davrandığı belirtiliyor.
Ulusal ve bölgesel yansımalar
Bu gelişme, ABD siyasetinde 2026 ara seçimlerinin ulusal bir referanduma dönüşebileceğinin sinyalini veriyor. Başkanlık seçimlerini kaybeden Demokratlar, Kongre'deki Cumhuriyetçi çoğunluğu kırmak için eyalet bazında yoğun bir kampanya yürütüyor. Alaska, Iowa ve Ohio gibi eyaletlerde ekonomik endişeler, tarım politikaları ve sosyal konular ön plana çıkıyor. Özellikle Alaska'da iklim değişikliğinin etkileri ve yerli halkların hakları, Iowa'da tarımsal sübvansiyonlar ve etanol politikaları, Ohio'da ise imalat sanayisinin geleceği seçmen davranışını etkileyebilir. NRSC'nin bu talebi, aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti içindeki liderlik yarışını da etkileyebilir. Senato Cumhuriyetçi lideri John Thune'un pozisyonu, seçim sonuçlarına göre şekillenecek. Eğer bu üç eyaletten biri kaybedilirse, Thune'un liderliği sorgulanabilir.
Demokratlar cephesinde ise bu haber bir moral kaynağı olabilir. Demokrat Senato Kampanya Komitesi (DSCC), son aylarda bağış toplamada rekor kırdığını açıklamıştı. Demokrat stratejistler, "Cumhuriyetçiler kendi kalelerini savunmak zorunda kalıyorsa, bu bizim için büyük bir fırsat" yorumunu yapıyor. Ancak uzmanlar, erken talep edilen kaynakların her zaman seçim sonucunu belirlemediğini hatırlatıyor. 2022 ara seçimlerinde de benzer talepler olmuş, ancak Cumhuriyetçiler Senato'yu kıl payı korumuştu. Yine de bu talep, 2026'da Senato kontrolünün her zamankinden daha fazla tehlikede olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler ve Senato'daki güç dengesi, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. Cumhuriyetçilerin Senato'yu kaybetmesi durumunda, Dış İlişkiler Komitesi'nin kontrolü Demokratlara geçebilir. Bu durum, Türkiye'ye yönelik silah satışları, F-16 modernizasyonu ve Suriye politikası gibi konularda farklı bir yaklaşım getirebilir. Demokratların genel olarak insan hakları ve demokrasi vurgusu daha güçlü olsa da, İran ve Rusya karşısında Türkiye'nin stratejik önemini kabul eden isimler de var. Özellikle Alaska ve Iowa gibi eyaletlerdeki senatörlerin tarım ve enerji politikaları, Türkiye ile ticari ilişkileri etkileyebilir. Iowa, mısır ve soya fasulyesi üretiminde Türkiye'nin ithalat kalemleri arasında; bu eyaletten seçilecek senatör, tarımsal ticaret anlaşmalarında söz sahibi olabilir. Ayrıca Ohio'daki imalat sanayisi, Türkiye'nin savunma sanayii ile rekabet edebilecek şirketlere ev sahipliği yapıyor. Seçim sonuçları, ABD'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım veya teşvik politikalarını da şekillendirebilir. Bu nedenle Türk dış politikası açısından Washington'daki dengeleri yakından takip etmek gerekiyor.