Colorado Valisi Demokrat Jared Polis, şirketlerin çalışanların ücretlerini ve tüketici ürünlerinin fiyatlarını belirlemek için gözetleme teknolojilerini kullanmasını yasaklayan bir tasarıyı 30 Mayıs 2025 tarihinde veto etti. Tasarı, işçi ve tüketici hakları savunucuları tarafından destekleniyordu ancak Polis, 'aşırı düzenleyici yük' oluşturacağı gerekçesiyle vetoyu tercih etti. Karar, ABD genelinde benzer düzenlemelerin tartışıldığı bir dönemde geldi.
Gözetleme Fiyatlandırması Nedir ve Neden Tartışmalı?
Gözetleme fiyatlandırması (surveillance pricing), şirketlerin çalışanların kişisel verilerini, konumlarını, alışveriş alışkanlıklarını ve hatta sosyal medya aktivitelerini analiz ederek ücret ve fiyat belirlemesi anlamına geliyor. Savunucular bu uygulamanın işçi ve tüketicileri sömürdüğünü, dijital çağda mahremiyeti ihlal ettiğini savunuyor. Colorado'daki yasa tasarısı, bu uygulamayı eyalet genelinde yasaklamayı hedefliyordu.
Tüketici savunucuları, Vali Polis'in vetosunu sert bir dille eleştirdi. ABD Kamu Çıkarı Araştırma Grubu'ndan (PIRG) bir sözcü, 'Polis, işçiler ve aileler yerine baskın şirketlerin yanında yer almayı seçti' dedi. Diğer savunucu gruplar, bu kararın çalışanların ücret pazarlığı gücünü daha da zayıflatacağı ve fiyat manipülasyonunu teşvik edeceği uyarısında bulundu.
ABD Genelinde Yaygınlaşan Yasak Çabaları
Colorado'da yaşanan veto, diğer eyaletlerdeki benzer girişimlerle çelişiyor. Kaliforniya, New York, Illinois ve Washington gibi birçok eyalet, gözetleme fiyatlandırmasına karşı yasama süreçlerini başlattı. Federal düzeyde de konuyla ilgili birkaç yasa tasarısı bulunuyor. Uzmanlar, teknoloji şirketlerinin lobi faaliyetlerinin bu yasaların önündeki en büyük engel olduğunu belirtiyor. Colorado'daki veto, bu şirketlerin eyalet düzeyindeki çabalarını da olumsuz etkileyebilir.
Öte yandan, iş dünyası temsilcileri yasakların inovasyonu engelleyeceğini savunuyor. Colorado Ticaret Odası, 'serbest piyasa dinamiklerine müdahale' olarak nitelendirdiği tasarıya karşı çıkmıştı. Vali Polis'in vetosu, bu çevrelerde memnuniyetle karşılandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu tartışma, Türkiye'de de benzer uygulamaların gündeme gelmesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemeler bulunmakla birlikte, çalışanların işyerinde dijital gözetlenmesi ve bu verilerin ücret belirlemede kullanılması henüz yeterince düzenlenmemiş durumda. ABD'deki bu tartışma, Türk işçi ve tüketici hakları savunucuları için bir model oluşturabilir. Ayrıca, küresel teknoloji şirketlerinin Türkiye'de de faaliyet göstermesi nedeniyle, bu tür düzenlemelerin uluslararası boyutu Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Türkiye'nin, bu alanda proaktif bir yaklaşım benimseyerek kendi yasal çerçevesini oluşturması, hem vatandaşlarının haklarını koruması hem de küresel standartlarla uyum sağlaması açısından kritik önem taşıyor.