GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Clinton: Netanyahu İran ve Suudi normalleşmesine takıntılı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Clinton: Netanyahu İran ve Suudi normalleşmesine takıntılı
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
🌙 Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
Çeviri Kaynağı
Middleeastmonitor — Bu haber, Middleeastmonitor'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, görevi sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'a askeri müdahale ve Suudi Arabistan'la ilişkileri normalleştirme konularında "ısrarci" ve "takıntılı" olduğunu söyledi. Clinton, New York merkezli bir yayın kuruluşuna verdiği röportajda Netanyahu'nun bu iki konuyu sürekli gündeme getirdiğini ve Washington'u ikna etmeye çalıştığını belirtti. Clinton'ın açıklamaları, Biden yönetiminin Suudi Arabistan ile İsrail arasında normalleşme anlaşması için yoğun çaba sarf ettiği bir döneme denk geliyor. Eski bakan, Netanyahu'nun bu hedeflere ulaşmak için Amerikan yönetimleri üzerinde büyük bir baskı kurduğunu ifade etti.

Gelişmenin arka planı

Clinton'ın sözleri, 2009-2013 yılları arasında Obama yönetiminde dışişleri bakanı olarak görev yaptığı döneme işaret ediyor. Bu süreçte Netanyahu, İran'ın nükleer programına karşı askeri seçeneği sıkça dile getirmiş ve Suudi Arabistan'la ilişkilerin geliştirilmesi için lobi faaliyetleri yürütmüştü. Clinton, Netanyahu'nun bu konulardaki tutumunun o dönemde ABD-İsrail ilişkilerinde gerilime yol açtığını vurguladı. 2015'te imzalanan İran nükleer anlaşmasına (JCPOA) Netanyahu'nun sert muhalefet gösterdiği biliniyor. Suudi Arabistan'la normalleşme ise İsrail'in bölgesel izolasyonunu kırmak ve İran'a karşı ortak bir cephe oluşturmak amacı taşıyor. Suudi Arabistan'ın 2020'de Birleşik Arap Emirlikleri'nin ardından normalleşme adımları atması bekleniyor, ancak Filistin sorunu ve Suudi iç dinamikleri bu süreci zorlaştırıyor.

Netanyahu'nun bu iki konudaki ısrarının ardında, İran'ın bölgesel nüfuzunu kırmak ve İsrail'in güvenliğini sağlamak yatıyor. İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını 'varoluşsal tehdit' olarak görüyor. Suudi Arabistan'la normalleşme ise İsrail'in ekonomik ve diplomatik alanda genişlemesine, ayrıca İran'a karşı daha güçlü bir koalisyon kurmasına olanak tanıyacak. Clinton'ın açıklamaları, Netanyahu'nun bu hedeflerine ulaşmak için Amerikan yönetimlerini ne kadar zorladığını gösteriyor.

Bölgesel veya küresel boyut

İsrail-Suudi normalleşmesi, Ortadoğu'da dengeleri değiştirecek potansiyele sahip. Eğer Suudi Arabistan, İsrail'le ilişkilerini normalleştirirse, bu Arap dünyasında büyük bir kırılmaya yol açabilir. Ancak Suudi yönetimi, Filistin devleti konusunda somut adımlar atılmadan bu sürecin ilerlemeyeceğini belirtiyor. İran ise normalleşmeyi kendisine karşı bir ittifak olarak görüyor ve buna karşı koymak için Yemen, Suriye ve Lübnan'daki vekil güçlerini kullanıyor. Clinton'ın Netanyahu'nun 'takıntılı' olduğu yönündeki sözleri, bu karmaşık bölgesel denklemin bir yansıması. Ayrıca ABD'nin bölgeden askeri çekilmesi ve Çin'in diplomatik girişimleri (Suudi-İran yakınlaşması) gibi faktörler, normalleşme sürecini etkiliyor.

Biden yönetimi, Suudi-İsrail normalleşmesini bölgesel istikrar için bir fırsat olarak görüyor. Ancak Kongre'deki bazı Demokratlar, Suudi Arabistan'ın insan hakları ihlalleri nedeniyle bu ülkeyle yakın ilişki kurulmasına karşı çıkıyor. Öte yandan İran nükleer programı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın son raporlarına göre endişe verici boyutlara ulaştı. Netanyahu'nun İran'a yönelik 'takıntısı', bu tehdidin ciddiyetine işaret ediyor. Clinton'ın açıklamaları, bu iki meselenin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve çözümlerinin bölgesel güvenlik için kritik önemde olduğunu hatırlatıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Netanyahu'nun İran ve Suudi Arabistan politikaları, Türkiye'nin Ortadoğu'daki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. İsrail-Suudi normalleşmesi, Ankara'nın bölgedeki nüfuzunu zayıflatabilir ve Türkiye'yi dışlanmış hissettirebilir. Ayrıca İran'a yönelik bir askeri müdahale, bölgesel bir savaşı tetikleyerek Türkiye'nin güneydoğu sınırında güvenlik riski yaratabilir. Türkiye, İsrail'le son yıllarda ilişkilerini normalleştirse de, Filistin davasına verdiği destek ve Suudi Arabistan'la yaşadığı siyasi rekabet nedeniyle bu gelişmelere temkinli yaklaşıyor. Ankara için en kritik nokta, bölgesel dengelerin Türkiye aleyhine dönmemesi. Bu nedenle Türkiye, İran'la diyaloğunu sürdürüp, Körfez ülkeleriyle ilişkilerini çeşitlendirerek pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor.

Etiketler:
hillary clintonbenjamin netanyahuiransuudi arabistannormalleşmeabdisrail

İlgili Haberler

Trump, Körfez Ülkeleriyle İran'ın Füze ve Vekil Güçlerini Görüşecek
Orta Doğu

Trump, Körfez Ülkeleriyle İran'ın Füze ve Vekil Güçlerini Görüşecek

7 dk önce

Kürt komutan Kobane, Macron ile Paris'te akşam yemeğinde
Orta Doğu

Kürt komutan Kobane, Macron ile Paris'te akşam yemeğinde

9 dk önce

Hürmüz'de gemi trafiği sınırlı, toparlanma işaretleri var
Orta Doğu

Hürmüz'de gemi trafiği sınırlı, toparlanma işaretleri var

10 dk önce

İsrail Hayatta Kalabilir mi? Trump'ın İran Anlaşması ve İç Kriz
Orta Doğu

İsrail Hayatta Kalabilir mi? Trump'ın İran Anlaşması ve İç Kriz

11 dk önce