Çin'in güneybatısında yer alan Çengdu şehrinde bir üniversitede temizlik görevlisi olarak çalışan 33 yaşındaki Li Jia, bir yıl süren özverili çalışmasının ardından yüksek lisans programına kabul edildi. İki çocuk annesi olan Li, Chengdu Teknoloji Üniversitesi'nde tam zamanlı temizlikçi olarak çalışırken aynı zamanda kendi kendine ders çalışarak akademik hedeflerine ulaştı. Bu olağanüstü başarı, Çin'de eğitimde fırsat eşitliği ve bireysel azmin önemi konularında geniş yankı uyandırdı.
Gelişmenin arka planı: Temizlikçiden yüksek lisans öğrencisine
Li Jia, eşiyle birlikte bir restoran işletirken yaşadıkları maddi zorluklar nedeniyle işletmeyi kapatmak zorunda kalmıştı. Ardından Chengdu Teknoloji Üniversitesi'nde temizlik görevlisi olarak işe başladı. Her gün kampüste öğrencileri ve akademisyenleri gözlemleyen Li, üniversite ortamından ilham alarak kendi eğitim hayalini canlandırdı. “Öğrencileri kütüphanede ders çalışırken gördükçe ben de bir şeyler başarabileceğimi hissettim” diyen Li, 2023 yılında kendi kendine çalışma programı başlattı.
İki çocuğunu büyütürken aynı zamanda tam zamanlı çalışan Li, her gün iş çıkışı saatlerce ders çalıştı. Matematik, İngilizce ve mesleki konularda kendini geliştirdi. Özellikle İngilizce dil becerisini ilerletmek için üniversitedeki yabancı öğrencilerle pratik yaptı. Bir yılın sonunda girdiği ulusal yüksek lisans sınavında (Gaokao benzeri bir sınav) başarılı olarak Chengdu Teknoloji Üniversitesi'nde bir yüksek lisans programına kabul edildi. Şimdi aynı üniversitede hem temizlikçi olarak çalışmaya devam edecek hem de akşamları yüksek lisans derslerine katılacak.
Li'nin hikayesi, Çin sosyal medyasında viral oldu. Binlerce kişi onun azmini övücü yorumlar yaptı. Pek çok kullanıcı, “Eğitim yaşı yoktur” ve “Herkes kendi kaderini çizebilir” gibi ifadelerle Li'yi destekledi. Ancak bazı eleştiriler de geldi: Çin'deki eğitim sisteminin aşırı rekabetçi yapısı ve düşük gelirli bireyler için yüksek öğrenime erişim zorlukları yeniden gündeme geldi.
Bölgesel veya küresel boyut: Eğitimde fırsat eşitliği tartışmaları
Li Jia'nın başarısı, sadece kişisel bir zafer değil, aynı zamanda Çin’deki eğitim sisteminin kapsayıcılığına dair önemli soruları da beraberinde getiriyor. Çin, son yıllarda yüksek öğrenime erişimi artırmak için çeşitli politikalar uygulasa da, kırsal kesimlerden gelen öğrenciler ve düşük gelirli ailelerin çocukları hâlâ dezavantajlı durumda. Li gibi bir bireyin kendi çabasıyla sisteme girmesi, “fırsat eşitliği” kavramının ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulatıyor.
Dünya genelinde de benzer hikâyeler dikkat çekiyor. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri'nde hademelikten üniversite profesörlüğüne yükselen kişilerin öyküleri medyada sıkça yer alıyor. Ancak bu tür bireysel başarılar, sistemik engellerin varlığını gizlememeli. Eğitim sosyologları, bu tür örneklerin ilham verici olmakla birlikte, yapısal eşitsizlikleri çözmek için yeterli olmadığını vurguluyor.
Li'nin hikayesi, Asya kıtasında eğitimin dönüştürücü gücüne dair bir örnek olarak da değerlendirilebilir. Çin gibi hızla büyüyen bir ekonomide, bireylerin eğitim yoluyla sosyal statülerini yükseltme çabaları, ülkenin kalkınma hedefleriyle de örtüşüyor. Ancak bu hedeflere ulaşmak için yalnızca bireysel azme değil, aynı zamanda hükümet politikalarına ve toplumsal desteğe de ihtiyaç var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Li Jia’nın hikâyesi, Türkiye'de de eğitimde fırsat eşitliği tartışmalarını akla getiriyor. Türkiye'de yüksek öğrenime erişim konusunda benzer zorluklar yaşanıyor; özellikle kırsal kesimden gelen veya düşük gelirli ailelerin çocukları, sınav sistemi ve mali engeller nedeniyle dezavantajlı durumda. Bu tür bireysel başarı öyküleri, Türk kamuoyunda eğitimin önemi ve azmin gücü hakkında farkındalık yaratabilir. Ancak asıl ders, sistemik reformların gerekliliğidir. Türkiye, Çin gibi büyük bir nüfusa sahip olmasa da, eğitimde kapsayıcılık politikalarını güçlendirmeli ve her bireyin potansiyelini gerçekleştirebileceği bir ortam yaratmalıdır. Aksi halde bu tür istisnai başarılar, genel tablodaki eşitsizlikleri maskelemekten öteye gidemez.