Çin’in iklim değişikliğiyle mücadeledeki temel hedefini ölçme yönteminde yapılan büyük bir değişiklik, ülkenin emisyonlarında yaklaşık Almanya’nın yıllık karbon salımı büyüklüğünde bir açık oluşturdu. Carbon Brief analizine göre, Pekin yönetimi karbon yoğunluğu hedefini hesaplarken yeni bir metrik kullanmaya başladı. Bu değişiklik, Çin’in 2030 yılına kadar karbon yoğunluğunu 2005 seviyesine kıyasla %65 oranında azaltma taahhüdünün ölçümünde önemli bir fark yaratıyor.
Gelişmenin arka planı
Çin, Paris Anlaşması kapsamında belirlediği Ulusal Katkı Beyanı’nda (NDC) karbon yoğunluğunu – birim GSYİH başına karbondioksit emisyonu – 2005’e göre %65 düşürmeyi taahhüt etmişti. Ancak yeni hesaplama yöntemi, enerji tüketiminden kaynaklanan emisyonları ölçmek için kullanılan referansı değiştiriyor. Geleneksel olarak Çin, enerji arzı tarafındaki emisyonları baz alırken, yeni metrik talep tarafını – yani nihai enerji tüketimini – esas alıyor.
Bu değişiklik, emisyon yoğunluğu tahminlerini yaklaşık %10 oranında aşağı çekiyor. Carbon Brief’in hesaplamalarına göre, yeni metrikle Çin’in emisyon yoğunluğu 2023’te 2005’e göre %44 düşmüş görünüyor. Oysa eski yöntemle bu oran %49’du. Başka bir deyişle, Çin’in karbon yoğunluğu hedefi için gereken ilerleme eski yönteme kıyasla daha küçük görünüyor. Aradaki fark, yaklaşık 700 milyon ton CO2’ye denk geliyor – bu da Almanya’nın 2022’deki toplam emisyonuna neredeyse eşit.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu değişiklik, Çin’in iklim karnesini uluslararası kamuoyu önünde daha olumlu göstermek için bir girişim olarak yorumlanıyor. Ancak uzmanlar, bu tür yöntemsel değişikliklerin şeffaflık sorunları yaratabileceğini ve ülkelerin iklim taahhütlerinin karşılaştırılabilirliğini zorlaştırabileceğini belirtiyor.
Küresel ölçekte, Çin dünyanın en büyük karbon salıcısı konumunda. Bu nedenle ülkenin emisyon ölçüm yöntemindeki herhangi bir değişiklik, diğer ülkelerin iklim politikalarını ve Paris Anlaşması’nın genel başarısını etkileyebilir. Çin’in emisyon hedeflerine ulaşma hızı, küresel ortalama sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlama hedefini doğrudan etkiliyor. Yeni metrik, Çin’in hedeflerine daha kolay ulaştığı izlenimini verse de, gerçek emisyon azaltım çabalarını yansıtmayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin’in karbon ölçüm yöntemindeki bu değişiklik, Türkiye’nin iklim politikaları açısından iki düzeyde önem taşıyor. Birincisi, Türkiye de Paris Anlaşması kapsamında karbon yoğunluğu hedefi belirlemiş bir ülke olarak, yöntemsel değişikliklerin uluslararası karşılaştırmaları nasıl etkilediğini gözlemlemeli. İkincisi, Çin’in küresel enerji dönüşümündeki rolü ve yenilenebilir enerji yatırımları, Türkiye’nin dış ticaret ve enerji politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Çin’in karbon nötr hedeflerine yönelik şeffaf ve ölçülebilir adımlar atmasını teşvik eden bir tutum benimsemeli; aynı zamanda kendi iklim hedeflerini güçlendirip uluslararası kredibilitesini artırmalıdır.