Financial Times’ın haberine göre, Çin’in petrol ithalatındaki hızlı düşüş, küresel petrol piyasasında fiyatların daha da yükselmesini ‘kalkan’ gibi engelliyor. Dünyanın en büyük ham petrol alıcısı olan Çin, ekonomik yavaşlama ve yeşil enerji dönüşümü nedeniyle ithalatını keserken, arz fazlası oluşuyor. Bu durum, Brent petrol fiyatlarının varil başına 80 doların üzerine çıkmasını önlüyor ve küresel enflasyonist baskıları hafifletiyor. Aynı bültende, küresel zengin göçünün yavaşladığı ve Japonya’da büyük bir kurumsal skandal patlak verdiği de belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Çin’in petrol ithalatı, 2023’ün son çeyreğinde bir önceki yıla göre yüzde 6 azalarak günde ortalama 10.8 milyon varile geriledi. Bu düşüşün temel nedeni, Çin ekonomisindeki büyüme yavaşlaması ve emlak sektöründeki krizin talep üzerindeki baskısı. Ayrıca, Pekin yönetiminin karbon nötr hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerjiye yaptığı yoğun yatırımlar, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltıyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, Çin’in petrol talebi 2024’ün ilk yarısında günde 200 bin varil düşecek. Bu durum, OPEC+ ülkelerinin arz kısıtlamalarına rağmen piyasada denge sağlıyor.
Öte yandan, küresel zengin göçü yavaşlıyor. New World Wealth ve Henley & Partners raporuna göre, 2023’te 120 bin milyoner ülke değiştirdi; bu sayı 2022’ye göre yüzde 15 azaldı. Yüksek vergi oranları ve jeopolitik belirsizlikler, varlıklı bireylerin hareketliliğini kısıtlıyor. Japonya’da ise Mitsubishi Motors’un emisyon testlerinde hile yaptığı ortaya çıktı; şirket hisseleri yüzde 10 değer kaybetti. Skandal, Japon otomotiv sektöründe güven sarsıntısına yol açtı.
Bölgesel veya küresel boyut
Çin’in azalan talebi küresel petrol fiyatlarını baskı altında tutarken, bu durum enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkeler için olumlu. Özellikle Hindistan, Türkiye ve Avrupa Birliği, düşük petrol fiyatlarından yararlanıyor. Ancak OPEC+ ülkeleri, gelir kaybını dengelemek için arz kısıntılarını sürdürme eğiliminde. Analistler, Çin’in talebindeki yavaşlamanın 2024 boyunca devam edeceğini öngörüyor. Bu da küresel enflasyonla mücadelede merkez bankalarına nefes aldıracak.
Öte yandan, zengin göçünün yavaşlaması, vergi cennetlerine ve büyük şehirlere olan talebi etkiliyor. Japonya’daki kurumsal skandal ise, ülkenin kurumsal yönetim reformlarının yetersizliğini bir kez daha gündeme getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ham petrol ithalatının yüzde 90’ını dışarıdan karşılayan bir ülke olarak düşük petrol fiyatlarından doğrudan kazanç sağlıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelesinde enerji maliyetlerindeki düşüş kritik öneme sahip. Çin’deki talep yavaşlaması sürdükçe, Türkiye’nin cari açığı üzerindeki baskı hafifleyebilir. Ayrıca, Rusya ve İran gibi OPEC+ ülkeleriyle olan enerji ilişkilerinde, arz fazlası Ankara’ya pazarlık gücü kazandırabilir. Ancak küresel resesyon riski, Türk ihracatını olumsuz etkileyebileceğinden, gelişmeler dikkatle izlenmeli.