Çin ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,7 büyüyerek son üç yılın en düşük büyüme oranını kaydetti. Pekin yönetiminin 2024 yılı için belirlediği yüzde 5 civarındaki büyüme hedefinin alt sınırında kalan bu rakam, art arda gelen zayıf aylık verilerin ardından piyasa beklentilerinin de gerisinde kaldı. Çin Ulusal İstatistik Bürosu tarafından açıklanan verilere göre, Nisan-Haziran dönemindeki büyüme bir önceki çeyrekteki yüzde 5,3'lük orana göre de belirgin bir yavaşlamaya işaret etti.
Ekonomik göstergelerdeki bozulma
İkinci çeyrek büyüme rakamı, Mayıs ve Haziran aylarında açıklanan sanayi üretimi, perakende satışlar ve sabit varlık yatırımları gibi temel göstergelerdeki yavaşlamayı teyit ediyor. Özellikle emlak sektöründeki durgunluk ve iç talepteki zayıflık, büyümenin lokomotifi olan tüketim ve yatırım kanallarında baskı yaratıyor. Genç işsizliğinin yüksek seyretmesi ve hanehalkı güveninin düşük olması, tüketici harcamalarını sınırlarken, ihracat tarafında da küresel talepteki yavaşlama hissediliyor. Çin Merkez Bankası'nın faiz indirimleri ve zorunlu karşılık oranı düşüşleri gibi parasal teşviklere rağmen, kredi talebinin canlanmaması ekonomik toparlanmanın kırılgan olduğunu gösteriyor.
Küresel etkiler ve bölgesel yansımalar
Dünyanın ikinci büyük ekonomisindeki bu yavaşlama, küresel tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Çin'in ithalat talebindeki düşüş, başta Avustralya, Brezilya ve Şili gibi hammadde ihracatçısı ülkeler olmak üzere birçok ekonomiyi olumsuz etkiliyor. Aynı zamanda Çin'in ihracatındaki yavaşlama, Asya'daki komşu ülkelerin üretim ve ticaret hacimlerinde daralmaya yol açıyor. Uzmanlar, Çin'in büyüme modelinde yapısal bir dönüşüm yaşandığını, emlak ve altyapı odaklı eski büyüme motorlarının yerini yüksek teknoloji ve yeşil enerjiye bıraktığını, ancak bu geçişin kısa vadede büyüme üzerinde baskı yarattığını belirtiyor. ABD ve AB ile ticari gerilimlerin sürmesi, Çin'in ihracat potansiyelini daha da sınırlarken, yabancı yatırımcıların Çin'e olan güveni de azalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in büyüme yavaşlaması, Türkiye'nin Çin'e yönelik ihracatını ve turizm gelirlerini doğrudan etkileyebilir. Çin ekonomisindeki yavaşlama, Türk ürünlerine olan talebi azaltırken, iki ülke arasındaki ticaret dengesini daha da bozabilir. Ayrıca Çin'in küresel talepteki yavaşlaması, emtia fiyatlarını düşürerek Türkiye'nin enerji ve hammadde ithalat maliyetini azaltabilir; ancak bu durum aynı zamanda Türkiye'nin ihracat pazarlarını da daraltabilir. Türkiye'nin Asya'daki ekonomik işbirliği stratejileri açısından, Çin'in büyüme sorunları, alternatif ortaklıklar arayışını hızlandırabilir. Bölgesel olarak, Çin yavaşlaması Orta Asya ve Kafkasya üzerinden Türkiye'ye uzanan ticaret koridorlarını da etkileyebilir.