Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Salı günü Pekin'de Myanmar'ın askeri kökenli Devlet Başkanı Min Aung Hlaing'i ağırlayarak, ülkesinin Myanmar yönetimine tam desteğini yineledi. Görüşme, Myanmar'ın 2021 darbesinden bu yana en kanlı iç savaşını yaşadığı ve uluslararası alanda giderek yalnızlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Xi, Büyük Halk Meclisi'ndeki karşılama töreninin ardından yaptığı konuşmada, “Çin, Myanmar'ın egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı duyar ve ülkenin istikrarını koruma çabalarını destekler” ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı
Min Aung Hlaing, 2021'de ordunun yönetime el koymasının ardından fiilen ülkenin lideri konumuna gelmişti. Ancak Myanmar, darbeden bu yana ülke geneline yayılan silahlı direniş gruplarıyla mücadele ediyor. Birleşmiş Milletler'e göre, çatışmalarda 3.000'den fazla sivil hayatını kaybetti ve 1,6 milyon kişi yerinden edildi. Batılı ülkeler ve bölgesel örgüt ASEAN, Myanmar cuntasına yönelik yaptırımlarını sürdürürken, Çin ve Rusya gibi ülkeler askeri yönetimle diplomatik ilişkilerini kesmedi.
Xi-Min Aung Hlaing görüşmesi, Çin'in Myanmar'daki ekonomik çıkarlarını koruma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Çin, Myanmar'ın doğal gaz, bakır ve nadir toprak elementleri gibi kaynaklarına büyük yatırım yapmış durumda. Ayrıca, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında inşa edilen ve Myanmar'ın batı kıyısındaki Kyaukphyu limanını kara yoluyla Çin'in Yunnan eyaletine bağlayan enerji ve ticaret koridorları, Pekin için hayati önem taşıyor. Xi, görüşmede bu projelerin güvenliğinin garanti altına alınması çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin'in Myanmar'a desteği, bölgesel güç dengeleri açısından da kritik bir rol oynuyor. Myanmar, Hindistan ve Bangladeş ile sınır komşusu olması nedeniyle Güney Asya ve Güneydoğu Asya arasında stratejik bir konumda yer alıyor. Çin, Myanmar'daki nüfuzunu artırarak Hint Okyanusu'na erişimini güçlendirmek istiyor. Öte yandan, ABD ve müttefiklerinin Myanmar'daki demokratik muhalefete verdiği destek, Çin'i bölgede daha aktif bir diplomatik rol oynamaya itiyor.
Min Aung Hlaing'in Pekin ziyareti, aynı zamanda Myanmar yönetiminin uluslararası izolasyonunu kırma çabasının bir parçası. 2021'den bu yana askeri yönetim, ASEAN, ABD ve Avrupa Birliği tarafından dışlanırken, Çin ve Rusya ile yakın ilişkiler kurdu. Xi'nin açık desteği, Myanmar cuntasına siyasi meşruiyet kazandırma potansiyeli taşıyor. Ancak analistler, Çin'in tam anlamıyla bir askeri müttefik olmadığını, daha çok kendi çıkarlarını korumaya odaklandığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myamnar'daki gelişmeler, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine yönelik dış politikası açısından dolaylı etkilere sahip. Türkiye, 2021 darbesinden sonra Myanmar'daki demokrasi yanlısı gruplara eleştirel yaklaşmış, ancak ticari ilişkilerini sürdürmüştür. Çin'in Myanmar'a desteği, Türkiye'nin Çin ile olan dengeli ilişkilerini etkileme potansiyeli taşır. Ayrıca, Myanmar'daki istikrarsızlık, Güney Asya'dan Türkiye'ye yönelen düzensiz göç rotalarını etkileyebilir. Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetleri ve Arakanlı Müslümanlara desteği, Myanmar'daki askeri yönetimle ilişkilerini sınırlayan bir faktördür.